EDEDER’den Orta Vadeli Program’da Yer Alan Depolama Hedeflerine Destek
- 9 Eylül 2026
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1807
Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER), 2027–2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli Program’da elektrik enerjisi depolama kapasitesinin artırılmasına özel olarak yer verilmesini, Türkiye’nin enerji dönüşümü ve arz güvenliği açısından ‘önemli bir politika mesajı’ olarak değerlendirdi.
Tam regüle ve etkin bir depolama piyasasının enerji dönüşümünün temel koşullarından biri olduğuna dikkat çeken EDEDER, depolamanın yenilenebilir kaynakların şebekeye daha yüksek oranlarda entegrasyonunu mümkün kılarken arz güvenliğini, sistem dengesini ve şebeke esnekliğini de güçlendireceğine vurgu yaptı.
Türkiye yenilenebilir enerjide iddialı bir büyüme dönemi sürdürürken, enerji sisteminin bu dönüşüme aynı hızda uyum sağlaması da giderek daha kritik hale geliyor. Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER), güneş ve rüzgâr gibi değişken üretim karakterine sahip kaynakların sistem içindeki payı arttıkça enerji depolamanın bir tercih olmaktan çıkarak enerji dönüşümünün temel altyapılarından biri haline geldiğini vurguluyor.
6 Eylül 2026’da açıklanan 2027–2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program da enerji depolamayı Türkiye’nin önümüzdeki dönem enerji politikalarının önemli unsurlarından biri olarak konumlandırıyor. Programda, güneş ve rüzgâr gibi kesintili yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanan elektrik üretiminin şebekeye etkin şekilde entegrasyonu ve sistem güvenliğinin güçlendirilmesi amacıyla elektrik enerjisi depolama kapasitesinin artırılması hedefleniyor. EDEDER, depolamanın son açıklanan ve Resmi Gazete’de de yayımlanan OVP’de bu çerçevede ele alınmasını sektörün gelişimi açısından önemli bir adım olarak değerlendiriyor.
Enerji depolama sistemleri, yenilenebilir kaynaklardan üretilen elektriğin ihtiyaç duyulan zamanda kullanılabilmesini sağlayarak üretim ve tüketim arasındaki zaman farkının yönetilmesine imkân tanıyor. Böylece yenilenebilir enerji kaynaklarının sisteme daha yüksek oranlarda entegrasyonuna katkı sağlarken, şebekenin dengelenmesi, arz güvenliğinin güçlendirilmesi ve sistem esnekliğinin artırılması açısından da kritik bir rol üstleniyor.
Bayram: “OVP’de depolamaya verilen yer güçlü bir iradeye işaret ediyor”
EDEDER Yönetim Kurulu Başkanı Doğa Can Bayram, OVP’de depolama kapasitesinin artırılmasının açık bir politika hedefi olarak ortaya konulmasının önemli olduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye yenilenebilir enerji kapasitesini hızla büyütürken artık yalnızca ne kadar yeni kapasite kuracağımızı değil, bu kapasiteyi enerji sistemine nasıl entegre edeceğimizi de konuşmak zorundayız. OVP’de yenilenebilir kaynakların etkin entegrasyonu ve sistem güvenliği ile enerji depolama arasında doğrudan bağ kurulmasını bu açıdan son derece değerli buluyoruz. Güçlü bir depolama altyapısı, ürettiğimiz temiz enerjiyi ihtiyaç duyduğumuz zamanda kullanabilmemizin yanı sıra şebekemizin daha esnek ve dayanıklı hale gelmesini sağlayacak. Depolama olmadan enerji dönüşümünü tamamlamamız mümkün değil. Şimdi önemli olan bu politika iradesini yatırımları hızlandıracak uygulamalarla desteklemek.”
Kaya: “Hedef artık depolama kapasitesini artırmanın ötesine geçmeli”
EDEDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya ise depolama kapasitesindeki artışın güçlü ve sürdürülebilir bir piyasa yapısıyla desteklenmesinin önemine dikkat çekti: “OVP’nin depolama konusuna atfettiği önem sektör açısından son derece olumlu; bundan sonraki aşamada bu hedefi güçlü bir piyasa tasarımıyla desteklememiz gerekiyor. Enerji depolama yalnızca elektriği bir noktada saklayıp daha sonra kullanmak anlamına gelmiyor; yenilenebilir üretimi daha yönetilebilir hale getiriyor, sistem esnekliğini artırıyor ve arz güvenliğine katkı sağlıyor. Depolamanın sisteme sunduğu bu farklı hizmetlerin doğru tanımlandığı ve ekonomik karşılık bulduğu tam regüle, rekabetçi ve etkin bir piyasa yapısına ihtiyacımız var. Böyle bir yapı hem yatırımların hızlanmasını hem de Türkiye’de güçlü ve sürdürülebilir bir enerji depolama ekosisteminin oluşmasını ve kök salmasını sağlayacaktır.”
OVP’de enerji teknolojilerinde yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin güçlendirilmesine de vurgu yapılmasını önemli bulan Kaya, Türkiye’nin enerji depolamada yalnızca büyüyen bir pazar değil, aynı zamanda teknoloji geliştiren, üreten ve çevre coğrafyalara ihracat yapan bölgesel bir merkez olabilecek potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi.
https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7503353143305478144











