EY Telekom Sektörünün Geleceği Araştırması Sonuçları Açıklandı
- 4 Kasım 2026
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1815
EY Telekom Sektörünün Geleceği Araştırması’na göre dünya çapında telekomünikasyon liderlerinin %97'si, yapay zekânın önümüzdeki beş yılda verimlilik ve operasyonel performansta önemli kazanımlar sağlayacağını öngörüyor. Bununla birlikte bütçe kısıtları, yetkinlik açığı ve işletme modellerindeki dönüşüm ihtiyacı, yapay zekâdan beklenen değerin hayata geçirilmesinde önemli zorluklar olarak öne çıkıyor. Liderlerin %50'si ise ana faaliyet alanı dışındaki hizmetleri büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olarak görüyor.
Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri şirketi EY çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon (EYP) tarafından, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 34 ülkeden 90’ın üzerinde telekomünikasyon şirketinin üst düzey yöneticilerinin katılımıyla gerçekleştirilen Telekom Sektörünün Geleceği Araştırması sektörün gelecek dönem stratejik önceliklerini ortaya koyuyor. Araştırma sonuçlarına göre telekomünikasyon şirketleri önemli büyüme fırsatları görürken yetkinlik açığı, işletme modellerindeki zorluklar ve stratejik netlik eksikliği bu fırsatların hayata geçirilmesini zorlaştırabiliyor.
Yapay zekâ, dönüşümün temel önceliklerinden biri haline geliyor
Araştırmaya göre, telekomünikasyon liderlerinin %97’si yapay zekânın önümüzdeki beş yıl içinde verimlilik ve operasyonel performansta önemli kazanımlar sağlayacağını öngörüyor. Liderler, yapay zekâ uygulamalarını farklı iş fonksiyonlarında önceliklendirirken müşteri hizmetleri ve sorun çözümü %92, ağ optimizasyonu %67, hizmetlerin kişiselleştirilmesi ise %38 oranıyla en yaygın kullanım alanları olarak öne çıkıyor.
Diğer yandan telekomünikasyon liderlerinin %54’ü bütçe kısıtlarını dönüşümün önündeki zorluklardan biri olarak belirtirken %43’ü mevcut yetkinliklerin yetersizliğine dikkat çekiyor. Yöneticiler ayrıca teknoloji stratejisi ile iş stratejisi arasındaki uyum eksikliğini başarılı bir dönüşümün önündeki önemli zorluklardan biri olarak değerlendiriyor. Yöneticilerin %34’ü stratejik yön konusunda netlik bulunmamasını da dönüşümün önündeki bir diğer zorluk olarak görüyor. Bulgular, yapay zekânın sağlayacağı değerin yalnızca teknoloji yatırımlarına değil, aynı zamanda şirketlerin işletme modellerini yeniden tasarlama ve yapay zekâyı temel iş süreçlerine entegre etme becerilerine bağlı olacağını gösteriyor.
Ayrıca telekomünikasyon liderlerinin %69’u, şirketlerin giderek daha fazla yapay zekâ destekli işletme modellerine geçmesiyle birlikte, önümüzdeki beş yıl içinde iş gücünün dörtte üçünün yetkinliklerinin geliştirilmesi veya yeni yetkinliklere sahip çalışanlarla değiştirilmesi gerekeceğini öngörüyor. Ancak, bu dönüşümü destekleyecek yetenekleri sektöre çekmek önemli bir zorluk olmaya devam ediyor.
Telekom şirketleri bağlantı hizmetlerinin ötesinde yeni büyüme alanları arıyor
Telekomünikasyon liderlerinin %50’si, ana faaliyet alanı dışındaki hizmetleri büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olarak değerlendiriyor. Bu oran, 2024 yılında yayımlanan araştırmadaki %34 seviyesine kıyasla önemli bir artışa işaret ediyor. Dönüşüme paralel olarak yöneticilerin %47’si, ana faaliyet alanı dışındaki büyümeyi hızlandırmak amacıyla iş modellerinin yeniden yapılandırılmasını önümüzdeki beş yılın en önemli stratejik öncelikleri arasında gösteriyor. Odaklanılan başlıca alanlar arasında ise siber güvenlik, egemen bulut ve yapay zekâ altyapısı yer alıyor. Liderlerin %64’ü müşterileri daha iyi anlamayı gelecekteki başarı açısından kritik bir yetkinlik olarak değerlendirirken ağ kalitesini kritik bir yetkinlik olarak görenlerin oranı %49 seviyesinde seyrediyor. Liderlerin %80’i dijital altyapının telekomünikasyon şirketlerinin sahip olması ve yönetmesi gereken temel bir varlık olmaya devam ettiğini düşünüyor.
Bununla birlikte, telekomünikasyon liderlerinin %66’sı, uydu operatörlerini önümüzdeki beş yıl içinde sektörde dönüşüm sağlayabilecek başlıca aktörlerden biri olarak görüyor. Diğer yandan, hiper ölçekli bulut sağlayıcıları sektörde giderek daha fazla rakip olarak görülürken aynı zamanda telekomünikasyon şirketlerinin en önemli ekosistem iş ortaklarından bazıları haline gelmeleri bekleniyor. Yapay zekâ altyapısına yönelik artan talep; bağlantı, bulut ve bilgi işlem hizmetleri arasındaki entegrasyonu güçlendirerek bu iş birliklerini daha da kritik hale getiriyor.
Araştırmaya göre, telekomünikasyon şirketleri için 5 stratejik aksiyon öne çıkıyor:
- İşletme modelinin dönüştürülmesi: Yapay zekâ destekli yeni çalışma biçimlerine uyum sağlarken yeni yetkinlikler organizasyona kazandırılmalı ve mevcut iş gücünün dönüşümü hızlandırılmalı.
- Yapay zekânın temel iş süreçlerine entegre edilmesi: AI kullanımı müşteri hizmetlerinin ötesine taşınarak operasyonel verimlilik ve maliyet avantajı sağlanmalı.
- Farklılaşma alanlarının güçlendirilmesi: Müşteri içgörüsü, yazılım yetkinlikleri, siber güvenlik ve AI altyapısı gibi alanlarda rekabet avantajı oluşturulmalı.
- İş modellerinin çeşitlendirilmesi: Egemen bulut ve AI altyapısı gibi yeni büyüme alanlarında ekosistem iş birliklerinden yararlanılmalı.
- Stratejik büyüme fırsatlarının değerlendirilmesi: Konsolidasyon ve satın alma fırsatlarının yanı sıra hiper ölçekli şirketler ve kamu kuruluşlarıyla stratejik iş birlikleri geliştirilmeli.
EY Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri, Danışmanlık Bölümü Şirket Ortağı Emre Beşli araştırmayla ilgili olarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Telekomünikasyon sektörü için yapay zekâ yalnızca teknoloji gündeminin bir parçası değil, şirketlerin nasıl çalıştığını ve müşterilerine nasıl hizmet sunduğunu yeniden şekillendiren bir dönüşüm alanı. Ancak bu dönüşümün kalıcı bir değer sağlayabilmesi, teknolojinin kendisi kadar organizasyonların buna ne ölçüde hazır olduğu ile ilgili. Önümüzdeki dönemde şirketlerin başarısını yapay zekâyı hangi araçlarla kullandıklarından çok, bu teknolojiyi iş süreçlerine ne kadar doğru entegre ettikleri, çalışanlarının yetkinliklerini nasıl geliştirdikleri ve teknoloji ile iş stratejisini ne kadar uyumlu hale getirdikleri belirleyecek. Bu doğrultuda telekomünikasyon şirketlerinin, dönüşüm fırsatlarından en yüksek değeri elde edebilmek için işletme modellerini dönüştürme, ana faaliyet alanlarında uygulama gücünü artırma, farklılaştırıcı yetkinlikler geliştirme, iş modellerini iyileştirme ve inorganik büyüme fırsatlarını değerlendirme başlıklarına odaklanmaları önem taşıyor.”
EY-Parthenon Türkiye Şirket Ortağı Kağan Karamanoğlu ise şunları aktardı:
“Telekomünikasyon sektöründe büyümenin sınırları giderek bağlantı hizmetlerinin ötesine taşınıyor. Şirketler, sahip oldukları güçlü altyapıyı yeni teknoloji alanları ve farklı hizmetlerle birleştirerek müşterilerine daha geniş bir değer önerisi sunabilecekleri bir döneme giriyor. Siber güvenlikten yapay zekâ altyapısına, egemen buluttan bilgi işlem hizmetlerine uzanan bu yeni alanlar, telekomünikasyon şirketleri için önemli fırsatlar sunarken aynı zamanda iş modellerinin yeniden gözden geçirilmesini de gerektiriyor. Burada kritik konu ise yalnızca hangi alanlarda büyüme fırsatı bulunduğunu belirlemek değil; bu alanlarda nasıl farklılaşılacağını ve hangi ekosistem ortaklıklarıyla ölçeklenileceğini netleştirmek. Özellikle bulut ve yapay zekâ altyapısındaki gelişmeler, telekomünikasyon şirketlerinin teknoloji ekosistemindeki rolünü yeniden tanımlayabilecek bir potansiyel taşıyor.”
https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7523676076242264064





