Hazine Müsteşarlığı, borç ve nakit yönetimine ilişkin bilgilendirme yaptı
- 2 Kasım 2017
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1358
Hazine Müsteşarlığı, borç ve nakit yönetimine ilişkin
bilgilendirme yaptı.
Hazine'den yapılan açıklamada, "Son dönemde Hazine Müsteşarlığı
tarafından gerçekleştirilen borçlanma işlemlerine ve nakit yönetimine
ilişkin kamuoyunda yayımlanan haberlerde, gerçekleştirilen işlemlerin
mahiyetine ilişkin olarak yapılan yorumlar dikkate alınarak konuya
ilişkin bilgilendirme yapılması gerektiği değerlendirilmiş olup bu
kapsamda aşağıdaki bilgilendirme dokümanı hazırlanmıştır." denildi.
Açıklamada şu bilgiler verildi:
"Borç Yönetiminin Temel İlkeleri:
Kamu borç ve risk yönetiminin yürütülmesinde
a) Makroekonomik dengeleri gözeterek para ve maliye
politikalarıyla uyumlu, sürdürülebilir, saydam ve hesap verilebilir
bir borçlanma politikası izlenmesi,
b) Finansman ihtiyaçlarının, iç ve dış piyasa koşulları ve
maliyet unsurları gözönüne alınarak belirlenen risk düzeyi
çerçevesinde, orta ve uzun vadede mümkün olan en düşük maliyetle
karşılanması, ilkeleri esas alınır.
Hazine'nin mali varlık ve yükümlülüklerinin yönetimine ilişkin
stratejik ölçütler ve uygulama çerçevesi Hazine Müsteşarlığı'nın bağlı
olduğu Bakan, Müsteşar, Müsteşarlıkta görevli Müsteşar Yardımcıları
ile Genel Müdürler arasından belirlenecek üyelerden oluşan Borç ve
Risk Yönetimi Komitesi tarafından tespit edilerek, Bakan tarafından
onaylanmaktadır.
Net Borçlanma Limiti Nasıl Hesaplanmaktadır?
Net borçlanma limiti 4749 sayılı Kanun uyarınca yıl içinde yapılan
iç ve dış borçlanmalardan yıl içinde vadesi gelen anapara ödemelerinin
düşülmesi ile hesaplanmaktadır.
Net Borçlanma Limiti Yıl İçerisinde Aşılabilir mi?
Ülkemizde uygulanan limit, borçlanma tutarına tavan koyan bir
limit olmayıp anapara ödemelerini de dikkate alan "net borçlanma"
limitidir. Bilindiği üzere yıl içerisinde bütçenin gelir ve gider
gerçekleşmelerinin aylar itibarıyla dağılımı ve borçlanma piyasalarını
etkileyen faktörler (arz/talep koşulları gibi) dönemler arasında
değişkenlik arz edebilmektedir. Buna paralel olarak yıl içerisinde
yapılacak borçlanma tutarının dağılımı da değişkenlik gösterebilmekte
olup bu uygulama borç yönetiminin esnekliği açısından önemlidir.
Örneğin borçlanma limitinin 10 milyar TL olduğu bir yılda bütçenin
gelir ve gider gerçekleşmeleri ve/veya piyasa koşulları nedeniyle
yılın belirli bir döneminde 15 milyar TL tutarında net borçlanma
yapılması gerekebilmekte ancak yılın ilerleyen döneminde 6 milyar TL
anapara ödemesinin devreye girmesi ile (net borçlanma limiti
değiştirilmeksizin) 10 milyar TL'lik net borçlanma limiti içerisine
tekrar girilebilmektedir.
Diğer taraftan, yıl içerisinde yapılan tahsisli kredi
kullanımları, döviz kurundaki değişimlerin yüksek olduğu yıllarda bu
değişimlerin döviz borçlanmaları yada döviz borç servisi üzerinde
yarattığı etkiler ile Hazine Müsteşarlığı'nın yıl içerisinde yaptığı
geri alım ihaleleri de net borç kullanım tutarını etkileyen faktörler
arasındadır.
Dolayısıyla net borçlanma limitinin bu dinamik yapısı nedeniyle
limite ilişkin değerlendirmelerin, tüm resmi görecek şekilde mali yıl
sonunda yapılması gerekmektedir.
Net Borçlanma Limiti Değiştirilebilir mi?
4749 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası, borçlanma
limitinin kanuni bir düzenleme olmaksızın ikincil düzenlemeler ile en
fazla %5+%5 artırılabileceğini hüküm altına almaktadır. Ancak ikincil
düzenlemeler ile yapılan %5+%5'lik artışların yeterli olmadığı
durumlarda (2009 yılında olduğu gibi), 4749 sayılı Kanunda değişiklik
yapılarak net borçlanma limiti değiştirilebilmektedir.
4749 sayılı Kanunun reform niteliğindeki uygulamalarından bir
tanesi net borçlanma limitinin Bütçe Kanunları ile belirlenmesi
uygulamasına son vererek, kalıcı ve çerçevesi belli olacak şekilde
4749 sayılı Kanunda belirlenmesinin hükme bağlanmasıdır.
Bu yapıyı güçlendirmek için 4749 sayılı Kanunun 16 ncı maddesine "
Bu Kanun kapsamında yer alan hususlara ilişkin her türlü değişiklik,
ancak bu Kanuna hüküm eklemek veya bu Kanunda değişiklik yapılmak
suretiyle yapılabilir. Diğer kanunlarda bu Kanunda yer alan hususlara
ilişkin olarak yapılan düzenlemeler, bu Kanun uygulamaları açısından
geçersizdir." hükmü ilave edilerek şayet yıl içerisinde net borçlanma
limitinde bir değişiklik ihtiyacı doğarsa bu değişikliğin de sadece
4749 sayılı Kanun'da yapılmasının gerekliliği hükme bağlanmıştır.
İç Borç Çevirme Oranı Nasıl Hesaplanmaktadır?
İç borç çevirme oranı iç borçlanma tutarının iç borç servisine
(anapara + faiz) bölünmesi yoluyla hesaplanmaktadır. 2017 yılı
Ocak-Eylül döneminde söz konusu oranın hesaplanmasına baz teşkil eden
verilere ilişkin bilgiler aşağıda yer almaktadır.
(Milyar TL) Ocak- Eylül 2017
İç Borç Servisi 79,2
Anapara 45,8
Faiz 33,4
İç Borçlanma 100,3
İç Borç Çevirme Oranı (%) 126,6
Hazine Müsteşarlığı Nakit Yönetimini Hangi Prensiplere Göre
Yapmaktadır?
Hazine Müsteşarlığı borç ve nakit yönetimine ilişkin yürüttüğü
politikalarını 2002 yılından bu yana Borç ve Risk Yönetimi Komitesinin
belirlediği stratejik ölçütler çerçevesinde yürütmektedir.
Bu kapsamda stratejik ölçütlerle uyumlu güçlü rezerv politikası,
Hazine'nin borç ve nakit yönetiminde karşı karşıya kalabileceği
refinansman, likidite, kur ve faiz risklerinin etkin yönetimi
açısından son derece önem arz etmektedir.
Bu kapsamda, Hazine nakit yönetimine yönelik planlamalar, sadece
kısa vadeli nakit giriş ve çıkışlarını dikkate almamakta, çok daha
uzun dönemli bir perspektifle izleyen dönemlere ilişkin borç servisi,
borçlanma ve bütçe gelir ve gider projeksiyonlarını da göz önünde
bulundurarak nakit dalgalanmalarının ve olası nakit risklerinin etkin
bir biçimde yönetilmesi hedeflenmektedir.
Dolayısıyla Hazine Müsteşarlığı'nın belli bir andaki nakit
rezervine bakarak nakit seviyesinin düzeyine (yeterli/yetersiz)
ilişkin bir çıkarımda bulunmak mümkün değildir. Zira vergi girişleri,
borçlanma hasılatı, özelleştirme gelirleri gibi yüklü nakit
girişlerinin olduğu dönemlerde Hazine nakit rezervi yukarı yönlü
hareket etmekte, maaş ödemeleri, borç servisi, Sosyal Güvenlik
Kurumuna yapılan transferler gibi yüksek büyüklükteki ödemelerin
gerçekleştirildiği günlerde ise Hazine nakit rezervi ciddi azalışlar
gösterebilmektedir. "





