JESDER: "Jeotermal Santrallerin Teknik Yapısı Düzenlemelerde Göz Ardı Edilmemelidir"
- 15 Haziran 2026
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1795
Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER), 4 Haziran 2026 tarihinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’da kamuoyu görüşüne açılan “Elektrik Piyasasında çeşitli mevzuatlarda değişiklik yapılmasının kamuoyu görüşüne açılmasına ilişkin duyuru”sunu elektrik piyasasına ilişkin yayımlanan yönetmelik ve Kurul kararı taslaklarını jeotermal elektrik üretim tesislerinin sistemdeki rolü, teknik işletme koşulları ve yatırım öngörülebilirliği çerçevesinde değerlendirdi ve görüşlerini ilgili birimlere iletti.
Türkiye’nin yerli, yenilenebilir ve sürekli üretim yapabilen kaynaklarından biri olan jeotermal enerji, elektrik sisteminin arz güvenliğine ve yenilenebilir kaynak çeşitliliğine önemli katkı sağlıyor. Güneş ve rüzgâr gibi değişken üretim kaynaklarının sistemdeki payının arttığı bir dönemde, jeotermal santrallerin baz yük niteliği ve öngörülebilir üretim profili elektrik piyasası açısından daha da değerli hale gelmekte. Bu anlayışla, dengeleme güç piyasası, uzlaştırma, YEKDEM, lisanssız üretim, yan hizmetler, bağlantı anlaşmaları, depolama ve acil durum talimatlarına ilişkin taslaklarda JESDER'in temel yaklaşımı, sistem güvenliğini destekleyen düzenlemelerin jeotermal tesislerin teknik gerçeklikleriyle uyumlu şekilde hayata geçirilmesi gerektiği yönünde. Jeotermal elektrik üretim tesisleri, üretimini yalnızca kurulu güç veya anlık sayaç verisi üzerinden yönetebilen tesisler değil. Kuyu debisi, rezervuar basıncı, akışkan sıcaklığı ve debisi, reenjeksiyon kapasitesi, pompa ve ekipman durumu, yardımcı tüketimler, türbin ve jeneratör teknik sınırları, asgari kararlı üretim düzeyi, yük değiştirme kabiliyeti, ekipman güvenliği ve kaynak sürdürülebilirliği üretimin her aşamasında belirleyici oluyor. Bu nedenle jeotermal santrallerin yük alma, yük atma, üretim azaltma, yeniden devreye alma ve acil durum talimatlarına uyum süreçleri klasik üretim tesisleriyle aynı çerçevede değerlendirilemez.
JESDER Özellikle YAL/YAT talimatları konusunda oldukça hassas. Şöyle ki: jeotermal elektrik santrallerine ait üretim kuyuları basınçlı kuyular olup, bu nedenle santrallerin ani şekilde devreden çıkarılması veya yeniden devreye alınması mümkün olmuyor. Türbin ve jeneratörlerin kısa sürede durdurulabilmesine rağmen, enerji kaynağı olan üretim kuyularının kapatılması karmaşık bir süreci gerektirmekte olup kuyuların ani kapatılması durumunda oluşabilecek ters basınç, doğal akışta çalışan kuyuların kullanım dışı kalmasına yol açabilmekte; bu da canlandırma operasyonlarını gerekiyor. Bunun yanında santrallerin kademeli olarak devre dışı bırakılması ve tekrar devreye alınması süreçlerinin her biri yaklaşık 10-12 saat sürmekte olup, bu süre zarfında santraller şebekeden 24 saat boyunca elektrik çekmek zorunda kalıyor. Öte yandan, kuyuların kapatılmaması durumunda ise, jeotermal akışkanın uygun alıcı ortama deşarjı zorunlu hale gelecek, bu da çevresel açıdan son derece istenmeyen sonuçlar doğurabilecek.
JESDER dengeleme ve uzlaştırma alanındaki taslaklarda, saatlik yapıdan uzlaştırma dönemi bazlı yapıya geçişin piyasa işletimi açısından anlaşılabilir olduğunu değerlendiriyor. Ancak bu geçişin, jeotermal tesisler bakımından teknik olarak mümkün olmayan kısa dönemli esneklik yükümlülüklerine dönüşmemesi gerekiyor. JESDER, KGÜP, emre amade kapasite, yük alma ve yük atma teklifleri, talimatların uygulanması, talimat mutabakatları ve uzlaştırma hesaplamalarında jeotermal tesislerin kaynak bazlı teknik kısıtlarının açıkça dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
YEKDEM ve yerli aksam desteklerine ilişkin düzenlemelerde ise gelir öngörülebilirliği ve yatırım güvenliği ön planda tutulmalı. Jeotermal yatırımlar uzun vadeli finansman yapılarıyla hayata geçirilmekte ve YEKDEM gelir projeksiyonları bu yatırımların sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.
Dengeleme güç piyasasında yerine getirilmeyen talimatların raporlanmasına ilişkin Kurul Kararı taslağında kaynak bazlı değerlendirme yapılmasını olumlu bulunuyor. Bununla birlikte, jeotermal elektrik üretim tesislerinin genel bir “diğer kaynaklar” kategorisi içinde değerlendirilmesi yerine, kendi teknik özellikleriyle ayrı şekilde ele alınmasının uygulama belirliliği sağlayacağına inanılıyor. Talimat başlangıcına çok kısa süre kalan durumlar, ters yönlü talimatlar, teknik olarak uygulanabilir olmayan üretim değişimleri ve kaynak sürdürülebilirliğini etkileyen haller bakımından jeotermal tesislerin özel işletme koşulları gözetiliyor.
JESDER'in temel yaklaşımı, uygulanabilir, öngörülebilir ve teknik gerçeklerle uyumlu kuralların oluşturulmasına katkı sunuyor. Jeotermal elektrik üretim tesislerinin baz yük niteliği, yerli ve yenilenebilir kaynak yapısı, sistem güvenliğine katkısı ve kaynak sürdürülebilirliği dikkate alınarak hazırlanacak düzenlemelerin hem piyasa işleyişini güçlendireceğine hem de yatırımların devamlılığını destekleyeceğine inanılıyor.
https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7472245530786553856





