Son 20 Yılda Alman Şirketlerin Türkiye'ye Yaptığı Yatırımlar 15 Milyar Dolara Yaklaştı
- 2 Temmuz 2026
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1797
Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde "Türkiye'de Yatırım: Başarının 20. Yılını Kutluyoruz" (Invest in Türkiye: Celebrating 20 Years of Excellence) başlıklı resepsiyon gerçekleştirildi.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin kuruluşunun 20. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen, ve Alman iş dünyasının üst düzey yöneticileri, yatırımcılar, diplomatik misyon temsilcilerinin katıldığı resepsiyonda, iki ülke arasındaki köklü ticari bağlar, yeni teşvik paketleri, lojistik avantajlar ve geleceğe yönelik stratejik ortaklık vizyonu ele alındı.
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, resepsiyonda yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde 2003 yılından bu yana uluslararası doğrudan yatırımlar alanında elde edilen tarihi başarıları ve Türkiye'nin gelecek vizyonunu paylaştı.
Türkiye ile Almanya arasındaki ticaret hacminin 50 milyar doları aştığını belirten Dağlıoğlu, "Türkiye'de Alman sermayeli 8 bin 600'den fazla şirket faaliyet gösteriyor. Son 20 yılda Alman şirketlerin ülkemize yaptığı yatırımlar 15 milyar dolara yaklaşırken, toplam uluslararası yatırım stoku ise yaklaşık 25 milyar dolara ulaştı." dedi.
Dağlıoğlu, Alman şirketlerin üretim ekosistemine değerli katkılar sunduğunu, Türkiye'ye gelen sermayenin kalıcı olduğunu ve şirketlerin elde ettikleri kazançları yeniden yatırıma dönüştürerek büyüdüklerini belirterek "Türkiye'nin 2003 yılından bu yana yıllık bileşik bazda ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetti. Bu performan Çin ve Hindistan hariç tutulduğunda Avrupa, OECD ve dünya ortalamalarının çok üzerinde oldu." dedi
Dağlıoğlu, Türkiye'nin her 18 ila 24 ayda bir dinamik ve sürdürülebilir reform ajandaları hazırlayarak bunları yatırımcıların geri bildirimleri doğrultusunda uygulamaya koyduğunu belirterek, uluslararası çok uluslu şirketleri yakından ilgilendiren yeni teşvik paketinin ayrıntılarını paylaştı.
Türkiye'de belirlenen kriterlere uygun nitelikli paylaşımlı hizmet merkezi kuran küresel şirketlere kurumlar vergisi muafiyeti ile belirli bir eşiğe kadar gelir vergisi stopajı avantajı sağlanacağını belirten Ahmet Burak Dağlıoğlu, sınır ötesi ve küresel ticaret yapan şirketlere daha önce uygulanan yüzde 50'lik vergi indiriminin yeni düzenlemeyle yüzde 100'e çıkarılacağını, böylece bu şirketlerin kurumlar vergisinden tamamen muaf tutulacağını kaydetti.
Dağlıoğlu, Türkiye'de standart yüzde 25 olan kurumlar vergisi oranının ise imalat sanayi ve tarımsal üretim yapan tüm şirketler için yüzde 50 indirimle yüzde 12,5 olarak uygulanacağını vugulayarak, şunları söyledi: "Avrupa'da teknoloji alanında aşırı düzenleme tartışmaları sürerken, biz ülkelerimizin küresel ölçekte güçlü teknoloji şirketleri çıkarabileceğine inanıyoruz. Almanya merkezli ve Türkiye dahil 65 ülkede faaliyet gösteren Delivery Hero bunun en somut örneği. Türkiye ve Almanya, teknoloji alanında küresel şampiyonlar çıkarmak için büyük ortaklıklar kurabilir."
Alman Sanayi ve Ticaret Odaları Birliği (DIHK) Dış Ticaret Direktörü Volker Treier ise Alman şirketlerin Türkiye'deki yatırımlarının her iki ülke ekonomisine de yüksek katma değer sağlayan net bir "kazan-kazan" modeli sunduğunu belirtti.
DIHK olarak Almanya genelinde 3 milyondan fazla şirketi temsil ettiklerini hatırlatan Treier, küresel tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve şeffaf olmayan kamu sübvansiyonları nedeniyle oluşan haksız rekabet ortamında, Türkiye ile yürütülen kurala dayalı ve adil ticaretin büyük önem taşıdığını vurgulayarak, geçmiş yıllarda Berlin'deki bazı karar alıcıların ekonomi politikalarında "kendi kendine yetme" anlayışı veya bir tür "kibir" içinde hareket ettiğini, geçmişte doğru ortaklıklar kurma ve birbirine gerçekten yakınlaşma konusunda eksiklikler yaşandığını söyledi.
DIHK Dış Ticaret Direktörü Volker Treier, Almanya'nın son dönemde yüksek enerji maliyetleri nedeniyle rekabet gücünün bir kısmını kaybettiğine işaret ederek, şirketlerin son birkaç yılda Türkiye gibi stratejik ülkelerde yatırım yapmasının bu şirketlerin varlığını sürdürmesine ve tedarik zincirlerinin korunmasına yardımcı olduğunu, bu yatırımlardan her iki tarafın da kazançlı çıktığını vurguladı.
DIHK'nın dünya genelindeki ikili oda ağından sorumlu olduğunu belirten Treier, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası'nın (AHK Türkiye), İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa'daki faaliyetleriyle iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere önemli katkılar sunduğunu kaydetti.
https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7478391951554404352





