Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) 2026 Başladı
- 12 Mayıs 2026
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1791
2026 Rüzgârın Yılı Olacak
Türkiye’nin İlk Deniz Üstü Rüzgâr YEKA Yarışması Gerçekleştirilecek
2035'e Kadar Yeşil İletim Altyapısına Yaklaşık 30 Milyar Dolarlık Yatırım Yapılacak
Türkiye rüzgâr enerjisi sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) 2026 başladı.
Yoğun ilginin olduğu Kongrenin açılış konuşmasını Türeb başkanı İbrahim Erden yaptı. Daha sonra IRENA Başkanı Francesco La Camera, TBMM Komisyon Başkanı Mustafa Varank, EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz'ın konuştuğu kongre, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar’ın konuşmalarıyla devam etti.
Konuşmasında 2026 yılının rüzgârın yılı olacağını ve YEKA yarışmalarının bin 500 megavatlık kısmının rüzgâr olacağını vurgulayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin ilk deniz üstü rüzgâr YEKA yarışmasını gerçekleştireceklerini kaydederek, “2035 yılına kadar offshore rüzgârda 5 bin megavatlık kapasite hedefliyoruz Saros Körfezi, Gökçeada, Bozcaada ve Edremit açıklarında 4 ayrı offshore saha belirledik"dedi.
Bayraktar, bugüne kadar toplam 7 bin 800 megavatlık YEKA yarışması yapıldığını belirterek, "Yeni model kapsamında 2024 ve 2025'te toplam 3 bin 800 megavatlık yeni kapasite tahsis ettik. Her yıl en az 2 bin megavatlık YEKA yarışmaları düzenlemeye devam edeceğiz." dedi.
Güneş enerjisinde de artış kaydedildiğini belirten Bayraktar "2014'te sadece 40 megavat olan kapasitemiz bugün 26 bin megavatı aştı. Rüzgar ve güneşin toplam kurulu güç içindeki payı artık üçte bir seviyesinde. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, yenilenebilir enerji kurulu gücünde Avrupa'da ilk 5 ülke arasında, dünyada ise ilk 11 ülke içinde." dedi.
Bayraktar, Türkiye'de rüzgar türbinlerinde yaklaşık yüzde 60 yerlilik oranına ulaşıldığını, kule, jeneratör ve kanat üretiminde ise yüzde 70'in üzerine çıkıldığını vurgulayarak, şunları söyledi: "2014 yılında yalnızca 27 üreticiye sahip olduğumuz yenilenebilir enerji sanayisinde bugün 500 yerli üretici faaliyet gösteriyor. Elektrik talebimizin 2035'te 510 teravatsaat seviyesine ulaşmasını bekliyoruz. Bu nedenle, Sayın Cumhurbaşkanı'mızın ortaya koyduğu 2035 hedefi doğrultusunda rüzgar ve güneş kurulu gücümüzü toplam 120 bin megavata çıkarmayı hedefliyoruz. Güçlü bir yenilenebilir enerji portföyü güçlü bir şebeke altyapısı gerektirir. 14 bin 700 kilometre uzunluğunda, 40 gigavat kapasiteli HVDC hattı, 15 bin kilometre yeni AC iletim hattı ve 40 yeni konvertör merkezi planlıyoruz. 2035'e kadar yeşil iletim altyapısına yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım gerçekleştireceğiz. Tüm bunların yanında enterkonneksiyon kapasitesinin artırılarak Türkiye'nin bölgesel enerji ticaretinin merkezi haline getirilmesini amaçlıyoruz"
TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Türkiye’nin, enerji piyasalarının yeniden şekillendiği süreçte, uyguladığı stratejilerle diğer devletlerden ayrıştığını ve enerji arz güvenliği, enerjinin tedariki ve depolanması konusunda sorununun bulunmadığını belirterek, enerjinin devletler için yalnızca arz ve talep değil, ulusal güvenlik, beka meselesi olduğunu ve rüzgar enerjisine “stratejik özerklik meselesi” olarak baktıklarını söyledi.
Türkiye’nin, enerji piyasalarının yeniden şekillendiği bu süreçte, uyguladığı katmanlı enerji tedarik ve kaynak çeşitlendirme stratejileri sayesinde güven ve öngörü sunan, sistemini ayakta tutabilen bir ülke olarak diğer devletlerden ayrıştığını belirten Varank, enerji arz güvenliği, tedariki ve depolanması noktasında artık bir sorun bulunmadığını vurguladı.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, 15. Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi’nin açılışında yaptığı konuşmada, rüzgar enerjisi teknolojilerinde önemli ilerleme sağlandığını belirterek, “Kulede, kanatta ve jeneratörde kaydettiğimiz ilerleme, Türkiye’yi üreten ve ihraç eden bir enerji sanayi merkezine dönüştürmektedir” dedi. Yenilenebilir enerjinin stratejik önemine dikkati çeken Yılmaz, “Yenilenebilir enerji kaynakları ülkelerin ithal kaynaklara bağımlılığını azaltırken ekonomik büyümeyi desteklemekte, aynı zamanda jeopolitik risklerin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik rol üstlenmektedir” dedi.
Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinin dışında kalmadığını, aksine bu sürece yön veren ülkelerden biri haline geldiğini belirten Muastafa Yılmaz “İzlediğimiz sürdürülebilir enerji politikaları, geliştirdiğimiz güçlü düzenleyici çerçeve ve özel sektörümüzün dinamizmi sayesinde her geçen gün yenilenebilir enerji kapasitemizi artırıyor, teknolojik şebeke altyapımızı daha ileri seviyeye taşıyoruz” dedi.
TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden Enerji arz güvenliğinin artık yalnızca teknik değil, doğrudan stratejik bir mesele haline geldiğini, son yıllarda yaşanan küresel gelişmelerin enerji bağımsızlığının ülkeler açısından kritik önemini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, Rüzgar enerjisinin bugün sadece yenilenebilir bir kaynak değil, Türkiye’nin enerji güvenliği açısından temel unsurlardan biri olduğunu söyledi.
“Rüzgar artık bir alternatif değil; enerji arz güvenliğinin temel taşıdır” diyen Dr. Erden, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde tarihi bir büyüme döneminden geçtiğini de vurgulayarak; “2025 yılında sektörümüz rekor seviyede kurulum gerçekleştirirken, toplam kurulu gücümüz 15 bin megavat seviyesini aştı. Türkiye bugün Avrupa’da en fazla yeni rüzgar yatırımı yapan ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor. Bu büyüme yalnızca kapasite artışıyla sınırlı değil; yerli üretimden sanayi altyapısına, depolama yatırımlarından yeni nesil enerji projelerine kadar sektörümüz daha güçlü bir yapıya kavuşuyor. 2035 yenilenebilir enerji hedeflerimiz doğrultusunda rüzgar enerjisinin bu dönüşümde merkezi rol üstleneceğine inanıyoruz. Dünyanın önde gelen enerji kuruluşları, yatırımcıları ve diplomatik temsilcilerinin TÜREK 2026’da bir araya gelmesi de Türkiye’nin artık küresel rüzgar ekosisteminde yalnızca bir pazar değil, güçlü bir üretim ve yatırım merkezi olarak konumlandığını gösteriyor. YEKA RES projelerinde istikrarla yapılan yarışmalar öngörülebilirlik oluştururken 2025 yarışmalarında bin 150 megavat kapasite tahsis edildi, teknik şartnamede kanat ve kulede yüzde 65 yerlilik şartı getirildi. Üç kanat fabrikamız maalesef çeşitli sebeplerle bire düşmüştü ama yaşanan olumlu gelişmelerle üç fabrika da bu yıl itibariyle tekrar üretime geçiyor. ” dedi.
Yenilenebilir Enerji Ajansı (IRENA) Genel Direktörü Francesco La Camera, enerji güvenliğinin yeniden küresel gündemin merkezine yerleştiğini vurgulayarak şunları söyledi:
“Son dönemde yaşanan jeopolitik gelişmeler, ülkelerin fosil yakıtlara dayalı enerji sistemlerinin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Enerji güvenliği artık fosil yakıtlara değil; yerli, yenilenebilir ve rekabetçi enerji kaynaklarına dayanmalıdır. Rüzgar enerjisi bugün yalnızca çözümün bir parçası değil, yeni enerji ekonomisinin temel direklerinden biri haline geliyor. Yenilenebilir enerji teknolojilerindeki maliyet düşüşleri dönüşümü hızlandırdı.Özellikle güneş, rüzgar ve batarya depolama sistemlerinde yaşanan gelişmeler sayesinde birçok bölgede yenilenebilir enerji yatırımlarının fosil yakıt bazlı üretimden daha rekabetçi hale geldi. “Artık soru ‘yenilenebilir enerjiyi seçmeli miyiz?’ değil. Asıl mesele bu dönüşümü ne kadar hızlı ve güçlü şekilde hayata geçirebildiğimizdir”
TÜREK Kongresi: Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) tarafından düzenlenen kongre, bu yıl 12–13 Mayıs tarihlerinde Ankara’da Sheraton Ankara Hotel & Convention Center’da gerçekleştiriliyor . Etkinlikte rüzgâr enerjisi yatırımları, enerji dönüşümü politikaları, şebeke altyapısı, depolama teknolojileri ve deniz üstü rüzgâr enerjisi gibi başlıkların ele alınması planlanıyor. Her yıl yüzlerce sektör proesyonelini bir araya getiren TÜREK Kongresi, Türkiye rüzgâr enerjisi pazarının gelişimi açısından önemli bir platform olarak kabul ediliyor. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen paneller ve teknik oturumlar, sektörün mevcut durumunu değerlendirmek ve geleceğe yönelik stratejik başlıkları tartışmak için önemli bir zemin oluşturuyor. Türkiye’de rüzgâr enerjisi kurulu gücünün son yıllarda düzenli şekilde artması ve yeni yatırım projelerinin gündemde olması, TÜREK Kongresi’nin sektördeki önemini daha da artırıyor. Kongre aynı zamanda teknoloji sağlayıcıları, ekipman üreticileri ve proje geliştiricileri için iş birliği fırsatları sunan önemli bir buluşma noktası olarak öne çıkıyor.
Türkiye Rüzgar Enerjisi Kongresi (TÜREK) 2026 Programına bu linkten ulaşabilirsiniz
https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7459896092466475008





