2009/7 Sayılı Genelge’nin ÇED Uygulamalarındaki Rolü: Hukuki Süreklilik ve Yatırım Güvenliği Mekanizması

  • 25 Mart 2026

Çınar Mühendislik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Şahin 05 Mart 2026 tarihinde yürürlüğe giren ÇED Yönetmeliği değişikliğine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme yaptı. 

Konuyla ilgili okurlarımızın büyük ilgisini çekeceğini tahmin ettiğimiz söz konusu değerlendirme aşağıda yer alıyor:

"05.03.2026 tarihli ve 33187 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği değişikliklerini müteakip yayımlanan 2026/4 sayılı Genelge ile ÇED uygulamalarına ilişkin usul ve esaslar önemli ölçüde güncellenmiş, başvuru süreçlerinden karar mekanizmalarına kadar birçok aşamada yeni idari ve teknik düzenlemeler getirilmiştir. Söz konusu Genelge ile ÇED sisteminin daha etkin, hızlı ve yeknesak bir şekilde yürütülmesi amaçlanmış; uygulamada ortaya çıkabilecek tereddütlerin giderilmesi ve idari süreçlerde birlik sağlanması hedeflenmiştir. Bununla birlikte, yeni düzenlemeler kapsamında pek çok uygulama yeniden tanımlanmış olmasına rağmen, 13.02.2009 tarihli ve 2009/7 sayılı Genelge ile getirilen ve yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin özel mekanizma aynen korunmuştur. Bu durum, 2009/7 sayılı Genelge’nin yalnızca dönemsel bir idari düzenleme değil, ÇED sisteminin hukuki sürekliliğini sağlayan temel bir yapı taşı olarak değerlendirildiğini açıkça ortaya koymaktadır. Nitekim söz konusu Genelge, idari yargı kararlarının uygulanmasında ölçülülük, usul ekonomisi ve hukuki güvenlik ilkelerini esas alan yaklaşımı ile yeni düzenleme döneminde de geçerliliğini koruyan istisnai ve kritik bir mekanizma olma niteliğini sürdürmektedir.

Bu çerçevede, 2009/7 sayılı Genelge ile korunan yaklaşım, yalnızca idari yargı kararlarının uygulanmasına ilişkin teknik bir usul belirlemenin ötesine geçmekte; çevresel koruma ile ekonomik faaliyetlerin sürekliliği arasında kurulması gereken dengeye ilişkin temel bir yönetişim anlayışını da yansıtmaktadır. Zira ÇED sürecinin hukuki denetim karşısındaki kırılganlığının yönetilmesi, yalnızca idari bir mesele olmayıp aynı zamanda çevresel sürdürülebilirlik ile yatırım güvenliği arasındaki ilişkinin nasıl kurgulandığıyla doğrudan bağlantılıdır.

Çevresel mevzuat ile ekonomik kalkınma arasındaki denge, modern sanayi ve madencilik dünyasının en temel tartışma başlıklarından birini oluşturmaktadır. Bir tarafta doğal kaynakların korunması ve çevresel sürdürülebilirliğin sağlanması yönündeki anayasal ve hukuki yükümlülükler, diğer tarafta ise üretim, istihdam ve ekonomik büyüme hedefleri yer almaktadır. Bu iki temel hedefin birbirine alternatif değil, tamamlayıcı unsurlar olarak ele alınması, çağdaş çevre yönetimi anlayışının temelini oluşturmaktadır.

Türkiye’de büyük ölçekli yatırımların hayata geçirilmesi, yalnızca mühendislik, finansman ve planlama süreçlerinin yönetilmesini değil, aynı zamanda karmaşık ve dinamik Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) ve buna bağlı hukuki sürecin doğru şekilde yürütülmesini gerektirmektedir. Özellikle ÇED sürecini tamamlamış ve inşaat veya işletme aşamasına geçmiş projeler açısından, ÇED Olumlu kararlarının yargı mercilerince iptal edilmesi ihtimali, yatırımın sürekliliğini doğrudan etkileyen en önemli risklerden biridir. 

Bu çerçevede  Türkiye’de ÇED sistemi, yalnızca yatırımların çevresel etkilerini önceden analiz eden statik bir izin süreci değil, aynı zamanda hukuki ve bilimsel gelişmelere uyum sağlayabilen dinamik bir çevresel yönetim mekanizmasıdır. Bu sistemin en önemli tamamlayıcı unsurlarından biri olan 13.02.2009 tarihli ve 2009/7 Sayılı Genelge, idari yargı mercilerince verilen yürütmenin durdurulması veya iptal kararlarının uygulanmasında çevresel koruma ile yatırım güvenliği arasında dengeli bir yaklaşım geliştirmiştir. 

Genelge’nin açık hükmüne göre, iptal kararının ÇED Raporunun yalnızca belirli bölümlerine ilişkin olması ve bu durumun raporun genel çevresel uygunluk değerlendirmesini ortadan kaldırmaması halinde, tüm sürecin sıfırdan başlatılması zorunlu değildir. Bu durumda, yalnızca eksik veya yetersiz bulunan bölümler revize edilmekte, revize edilen rapor Bakanlığa sunulmakta ve İnceleme Değerlendirme Komisyonu tarafından yeniden değerlendirilerek nihai karara bağlanmaktadır. Bu mekanizma, idare hukukunun temel ilkelerinden biri olan ölçülülük ve usul ekonomisi ilkelerinin çevresel idare uygulamalarına yansıması niteliğindedir. Böylece hem yargı kararlarının gereği yerine getirilmekte hem de çevresel açıdan uygunluğu ortaya konmuş projelerin gereksiz yere tamamen durdurulmasının önüne geçilmektedir. 

Genelge, iptal kararının kapsamına göre hedefe yönelik revizyon mekanizması öngörerek, ÇED sürecinin tamamen iptal edilerek baştan başlatılması gibi hem yatırımcı hem de kamu açısından ciddi zaman ve kaynak kayıplarına yol açabilecek durumların önüne geçmektedir. ÇED süreci, çok sayıda disiplinin entegre çalışmasını gerektiren, kapsamlı saha çalışmaları, modellemeler ve teknik analizleri içeren uzun soluklu bir süreçtir. Bu sürecin tamamen sıfırlanması, yalnızca yatırımın ve işletmenin gecikmesine veya durdurulmasına neden olmakla kalmamakta, aynı zamanda daha önce yapılmış bilimsel çalışmaların ve çevresel değerlendirmelerin de işlevsiz hale gelmesine yol açabilmektedir. Bu düzenleme, hataların hedefe yönelik iyileştirmeler ile düzeltilmesine imkan tanıyarak hem kamu kaynaklarının israfını önlemekte hem de çevresel koruma ile ekonomik kalkınma arasındaki hassas dengeyi usul ekonomisi çerçevesinde koruma altına almaktadır.

Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın uygulamaları ve sektörel değerlendirmeler ışığında yapılan incelemeler, bu Genelge’nin yalnızca teorik bir düzenleme olmadığını, aksine uygulamada somut sonuçlar üreten etkin bir idari mekanizma olarak işlediğini göstermektedir. Bugüne kadar 160’ın üzerindeki projede, yargı kararları sonrasında ortaya çıkan teknik eksiklikler bu Genelge kapsamında değerlendirilmiş ve gerekli revizyonlar yapılarak projelerin çevresel uygunluğu yeniden tesis edilmiştir. Bu uygulamalar sayesinde, iptal kararlarının yatırımları tamamen ortadan kaldıran bir sonuç doğurması yerine, projelerin çevresel açıdan daha sağlam bilimsel temellere oturtulduğu bir iyileştirme süreci işletilmiştir.

Genelge’nin uygulama sonuçları, Türkiye’de ÇED sisteminin yalnızca bir izin süreci değil, bilimsel değerlendirme, yargısal denetim ve idari revizyon süreçleri arasında kurumsal bütünlük üreten bir yönetişim sistemi olarak işlediğini göstermektedir. Bu çerçevede Genelge çevresel koruma ile ekonomik kalkınmayı karşıt normatif alanlar olarak konumlandıran bir yaklaşım üretmemekte; aksine, bu iki alanı aynı idari süreç içinde birlikte yöneten işlevsel bir kurumsal model inşa etmektedir. Madencilikten enerjiye, altyapıdan sanayiye kadar geniş bir sektörel yelpazede elde edilen bu uygulama tecrübesi, Türkiye’nin yatırım ortamının hukuki denetim ile uyumlu, çevresel sorumluluk bilinci ile şekillenen ve sürdürülebilir kalkınma ilkeleri doğrultusunda gelişen bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır.

Bu bağlamda 2009/7 Sayılı Genelge, çevre koruma ile yatırım güvenliğini dengelemeye çalışan bir uzlaşma metni değil; her iki alanı aynı hukuki mimari içinde birlikte yapılandıran stratejik bir idari düzenleme niteliği taşımaktadır. Bu düzenleme ile ÇED sistemi, yargısal denetim karşısında çözülen bir yapı olmaktan çıkarak, hukuki geri bildirimleri kurumsal dönüşüme dönüştürebilen, eksiklikleri sistem içi mekanizmalarla giderebilen ve sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle yapısal uyum içinde işleyen bir çevresel yönetişim modeline dönüşmüştür. Bu yönüyle Genelge, yalnızca bir idari uygulama talimatı değil, aynı zamanda Türkiye’de yatırımların hukuki güvenliğini ve çevresel sorumluluğunu birlikte teminat altına alan temel bir çevre hukuku enstrümanı olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla 2009/7 Genelge’nin Türkiye’de yatırım güvenliği ile çevresel sorumluluğun birlikte yürütülebileceğini gösteren en somut ve kurumsallaşmış uygulama örneklerden biri olduğunu açıkça ortaya koymaktadır."

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7442573046294515712

https://x.com/yatirimlardergi/status/2036807080120647733?s=20

 

 

BENZER HABERLER