Avrupa’nın Kalbine Rönesans İmzası

  • 2 Temmuz 2025

Dünyanın en zorlu coğrafyalarında Türk müteahhitlik sektörünü temsil eden Rönesans, 2015 yılında satın aldığı 150 yıllık inşaat şirketi Ballast Nedam’ı eski parlak günlerine döndürdü. Sürdürülebilir inşaat çözümlerinde sektörün en önemli markalarından biri olan ve toplam proje portföyü büyüklüğü 2024 yılında 2,9 milyar Euro’ya ulaşan Ballast Nedam’ın Rönesans cirosu içerisindeki payı ise yüzde 40’a yükseldi. 

 

Rönesans Holding, 2015 yılında satın aldığı Ballast Nedam ile başta Hollanda olmak üzere Avrupa’nın kalbinde sürdürülebilir bir dünya için önemli adımlar atmaya devam ediyor. Rijnkade Arnhem ile Hollanda’nın sular altında kalmasına engel olurken, ülkenin yıllık 100 bin adet olan konut ihtiyacına modüler yapı ile daha hızlı, daha sürdürülebilir ve daha ekonomik çözümler sunan Ballast Nedam, karasal rüzgar türbinlerini su üzerinde inşa ederek fark yaratıyor. Kurucuları arasında yer aldığı Avrupa'nın en ikonik stadyumlarından Johan Cruijff Arena’yı yakın geçmişte sürdürülebilir çözümlerle yenileyen Ballast Nedam, Lüksemburg’ta yer alan Avrupa Yatırım Bankası’nın genel merkezinin genişletilmesi projesini üstlenerek, Avrupa’nın en önemli binalarından birine daha imza atmaya hazırlanıyor. 

Ballast Nedam’ın Konsolide Ciromuzdaki Payı Yüzde 40’a Ulaştı

Rönesans Holding Yönetim Kurulu Başkanı İpek Ilıcak Kayaalp, Rönesans Holding olarak dünyanın en büyük müteahhit şirketleri arasındaki yerlerini uzun yıllardır koruduklarını hatırlatarak, 2015 yılında satın aldıkları Ballast Nedam ile öncü ve sürdürülebilir projelere imza attıklarını söyledi. Rönesans Holding’in Avrupa’da ilk sıralarda yer aldığını, Türkiye’de de lider konumda olduğunu anlatan Ilıcak Kayaalp, “Dünyanın 30’dan fazla ülkesinde faaliyet gösteriyoruz. 35 binden fazla çalışanımız var. IFC, Meridiam, Samsung C&T, TotalEnergies gibi çok uluslu ortaklarımız var. Bugüne kadarki yurtdışı faaliyetlerimizden gelirimiz ise 40 milyar Euro. Ballast Nedam’ın ise konsolide ciromuzdaki payı yaklaşık yüzde 40’a ulaştı. Ballast Nedam, kökleri 1870’li yıllara kadar uzanan çok eski bir inşaat şirketi, aynı zamanda Hollanda’nın ilk 10 inşaat şirketi arasında. Bugün Hollanda’da kullanılan birçok simge altyapı ve üstyapı projesinde Ballast’ın imzası var” dedi.

Ballast Nedam’ı Üç Yılda Kâr Eden Bir Şirket Haline Getirdik

Rönesans olarak faaliyetlerini Avrupa’ya genişletme vizyonunun oldukça eskiye dayandığını anlatan İpek Ilıcak Kayaalp, 2009 yılında Avusturyalı İnşaat şirketi PORR’un yüzde10 hissesini satın alarak Avrupa’ya adım attıklarını hatırlattı. 2013 yılında İsviçre’de, Avrupa’nın en uzun ve en derin demiryolu tüneli olan Gotthard Base tünelini inşa eden Alpine Bau grubunun iştirakini, 2014 yılında Almanya’nın köklü inşaat şirketi Heitkamp’ı, 2015 yılında da yine Hollanda’nın 150 yıldan fazla bir geçmişe sahip olan, altyapı, üstyapı ve endüstriyel projelerini yapan Ballast Nedam’ı satın aldıklarını ifade eden Ilıcak Kayaalp, “Satın aldığımızda Ballast Nedam finansal olarak zor durumda olan bir şirketti. Birçok projede büyük miktarda zarar ediyordu. Satın aldıktan sonra, biz burada Rönesans farkını ortaya koymaya çalıştık. Şirketin özüne dokunmadık ama diğer ülkelerde ve iştiraklerimizde çalışıp Rönesans kültürüne sahip yönetim kadrolarımızı buraya transfer ettik. Ballast Nedam’daki kadroları koruyarak, şirketi yeniden yapılandırdık. Üç yılda kâr eden bir şirket haline getirdik. Şirketin genel işleyişi, risk yönetimi, proje seçimi, teklif ve kontrat süreçlerinde önemli iyileştirmeler yaptık. Özellikle 2024 yılı Ballast Nedam’ın hem sürdürülebilirlik yaklaşımı hem de güçlü finansal performansıyla öne çıktığı bir yıl oldu. 1,2 milyar Euro’luk geliriyle Ballast Nedam, bugün Rönesans Holding’in yıllık cirosunun yaklaşık yüzde 40’ını oluşturuyor” diye konuştu. 

Uygun Fırsatlar Çıktığında Avrupa’da Yeni Satın Almalar Yapabiliriz

Bugün Ballast Nedam’ın finansal açıdan çok güçlü bir şirket haline geldiğini ve Avrupa’nın yanı sıra Karayipler, Saint Marteen ve Gine gibi dünyanın farklı ülkelerinde önemli projelere imza attığının altını çizen İpek Ilıcak Kayaalp, “Rönesans Holding olarak, stratejik büyüme hedeflerimize katkı sağlayacak; Hollanda başta olmak üzere Avrupa’daki sürdürülebilir büyümemize destek olacak yeni satın almalar için de her zaman takipteyiz. Uygun fırsatlar çıktığında, bunu değerlendirebiliriz.” ifadelerini kullandı.

13.000 Öğrenciye Karşılıksız Burs Sağladık

Rönesans olarak sürdürülebilirliğe olan bağlılıklarını yalnızca çevresel projelerle sınırlamadıklarına dikkat çeken İpek Ilıcak Kayaalp, STK’larla birçok sosyal sorumluluk projesi yürüttüklerinin altını çizdi. Eğitimi de sosyal sorumluluğun temel alanlarından biri olarak gördüklerini ifade eden Ilıcak Kayaalp, şunları söyledi: “2009 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Rönesans Eğitim Vakfı (REV), bugün itibarıyla13.000 öğrenciye karşılıksız burs sağlamış durumdayız. Burada cinsiyet eşitliğine de ayrıca önem veriyoruz ve vakıf olarak yüzde 50 dengesini benimsiyoruz. Bunun yanı sıra genç istihdamını destekleyen ‘Pusula’ programımız bulunuyor. Bu program ile her yıl üniversiteden yeni mezun gençlere Rönesans Holding ve bağlı grup şirketlerinde iş imkânı sunuyoruz. Çok iyi bir iş deneyimi kazanan gençlerimizin bir kısmı bizimle çalışmaya devam ediyor. Rönesans olarak 2016’dan bu yana Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs) platformunun bir üyesiyiz. Bu doğrultuda insan kaynakları politikalarımızı yeniden tasarladık; tüm alanlarda kadın ve erkek çalışanlar için fırsat eşitliği sağlıyoruz. Çalışanlarımızın yüzde 90’ın üzerinde katılım gösterdiği çalışan anketi sonuçlarına göre Türkiye’nin en iyi işverenlerinden biri seçildik. Bu sonuçlar; kurum kültürümüzün, yarattığımız ortak değerlerin ve özverili çalışmalarımızın bir yansıması olarak bizim için büyük önem taşıyor. Türkiye’nin En İyi İşverenleri Listesi’nde yer almakla birlikte, kadınlar için en iyi işverenlerden biri seçilmek de bizi çok mutlu etti. Yönetim kurullarımızda yüzde 50 kadın hedefine Rönesans Gayrimenkul Yatırım’da ulaştık. Diğer şirketlerimiz de bu hedefe ulaşmak için çalışmalar yürütüyoruz.”

“Türkiye’deki yatırımlarımızı, 5 yıl içinde 12 milyar Euro’ya çıkaracağız”

Bugün bir Türk şirketi olarak, dünyanın en zorlu coğrafyalarında Türk bayrağını dalgalandırmanın gururunu yaşadıklarını da sözlerine ekleyen İpek Ilıcak Kayaalp, “30 ülkede operasyonu ve yatırımları olan global bir Türk şirketiyiz. Bugün gelirlerimizin büyük çoğunluğunu yurt dışından elde ediyoruz. Bugüne kadar yurtdışı faaliyetlerimizden 40 milyar Euro kazanç elde ettik ve buradan elde ettiğimiz kaynağı ülkemize yatırdık. Türkiye’de bugüne kadar sağlıktan enerjiye, inşaattan gayrimenkule birçok alanda iş ortaklarımızla birlikte 8 milyar dolar yatırımı hayata geçirdik. Bunu 5 yıl içerisinde 12 milyar Euro’ya taşımayı hedefliyoruz. Diğer yandan, Rönesans Holding olarak özellikle yurt dışında üstlendiğimiz projeler, buradaki başarılarımız finansman anlamında da çok önemli kazanımları beraberinde getiriyor. Dünyada finans piyasalarında yaşanan tüm belirsizliklere rağmen, üstlendiğimiz projeler aracılığıyla çok önemli finansman anlaşmalarına imza atıyoruz. Bugün finansman yaratma kabiliyetimiz sayesinde, ülkemiz ekonomisine de çok önemli bir destek sunuyoruz” dedi.

Ceyhan PP projesi ile Türkiye’nin dışa bağımlılığı azalacak 

Ceyhan’da hayata geçirilecek 2 milyar dolar yatırım tutarına sahip Polipropilen (PP) Üretim Tesisi ve Terminal Projesi’nin ülke ekonomisine katkısına değinen İpek Ilıcak Kayaalp, şöyle konuştu: “Ceyhan Polipropilen projemiz, Türkiye ekonomisinin dışa bağımlılığını azaltacak ve cari açığın kapatılmasına yıllık 300 milyon dolarlık doğrudan katkı sağlayacak stratejik bir yatırım. Bu projenin EPC kapsamındaki mühendislik, tedarik ve inşaat işlerini ise Ballast Nedam üstleniyor. Bu projede çevre ve uyum çalışmalarının iyi örneklerini görüyoruz. Sahada görev alan biyologlarımız eşliğinde, çevresel etkileri azaltmaya yönelik kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz. Şimdiye kadar yaklaşık 9.000 yeşil deniz kaplumbağası yavrusunu güvenle denize ulaştırdık, 200’den fazla hayvan türünü yeni habitatlara taşıdık. Biyologlarımız çok nadir bir bitki keşfettiler; “hoşnergis”. Bunların 2.000 tanesini koruma altına aldık, tekrar filizlenmelerini sağladık ve böylece bu bitki türünün yok olması engellendi.” 

Avrupa Yatırım Bankası’nın yeni genel merkezi Rönesans’a emanet

Ballast Nedam’ın yeni üstlendiği projelerden biri Lüksemburg’da bulunan Avrupa Yatırım Bankası’nın genel merkezinin yapımı. Bu ofis kompleksi, toplamda 45,000 metrekarelik geniş bir ofis alanına sahip. Bunun yanı sıra yer altına inşa edilmiş 18,680 metrekare ek bir alanı var. Avrupa Yatırım Bankası Genel Merkezi, verimli çalışma alanları, teknik bölümler ve çalışanların bir araya geldiği alanları barındıran inovatif bir yerleşim planını temsil ediyor. Projenin gelecek yıl tamamlanması hedefleniyor. 

Avrupa’nın en büyük modüler yapılarından biri Lahey’de yükseliyor

Modüler inşaat kapasitesini iki yılda iki katına çıkardı

Ballast Nedam CEO’su Kemal Sağlam ise, sürdürülebilir projeler konusunda Ballast Nedam’ın altyapı, bina, hastane, veri ve lojistik merkezleri, endüstriyel tesisler ve su konusunda uzmanlaştığını ifade etti. Ballast Nedam’ın Wognum’da bulunan modüler inşaat fabrikası hakkında da bilgi veren Kemal Sağlam, “Modüler inşaat, projeleri geleneksel yöntemlere göre yüzde 50'ye kadar daha hızlı ve daha düşük karbon emisyonuyla projeleri tamamlamamıza ve sahadaki süreyi düşürmemize olanak tanıyor. Ayrıca geleneksel inşaat metotlarına kıyasla modüler inşaatta atık oranı çok düşük ve 10’da 1’i kadar atık çıkan modüler inşaatta kapasitemizi iki yılda iki katına çıkardık. Sonuç olarak Rönesans olarak Hollanda’nın yıllık 100 bin adet olan konut ihtiyacına modüler yapı ile daha hızlı, daha sürdürülebilir ve daha ekonomik çözümler sunuyoruz. Lahey’de inşa ettiğimiz 70 metre yüksekliği ve 1.171 konut kapasitesiyle dikkat çeken Waldorp Four projesiyle sadece Hollanda’nın en büyük modüler konut projesini değil, Avrupa’nın da büyüklerinden birini hayata geçiriyoruz’ dedi.

Nearshore kara tipi rüzgar türbinleri ile su üzerinde hızlı ve maliyeti düşük çözümler üretiyor

Ballast Nedam’ın Hollanda’nın rüzgar enerjisinde de imzası olduğunu belirten Kemal Sağlam, yenilenebilir enerji projelerinden Windplanblauw’un çok özgün ve yenilikçi bir yaklaşıma sahip olduğunu söyledi ve şöyle devam etti: “Flevoland bölgesindeki 28 eski rüzgar türbini söküldü ve yerlerine teknolojik olarak çok daha gelişmiş, kara ve deniz temellerini birleştiren benzersiz bir ‘cofferdam’ yapısıyla inşa edilmiş 24 yeni türbin yerleştirildi. Türbin sayısı azalsa da bugün geçmişe oranla çok daha fazla yeşil enerji üretimi sağlanıyor. Bu da özellikle bu bölgedeki elektrik ihtiyacına ciddi bir katkı sunuyor. Jsselmeer Gölü kıyısında hayata geçirilen Windplanblauw, karasal rüzgar türbinlerinin su üzerinde inşa edilmesiyle fark yaratan öncü, çevresel duyarlılığı yüksek bir proje... Sığ suda adacıklar oluşturup, karadaki türbinleri bu adacıklar üzerine yerleştirdik. Böylece deniz türbinlerine göre daha düşük maliyetli bir çözüm sunmuş olduk. Bu çözüm de yatırımcı tarafından çok sevildi. 3,5 yılda tamamlanan bu dev enerji yatırımı, mühendislik sınırlarını zorlayan, ekosisteme saygılı yapısıyla sadece Hollanda’nın değil, tüm dünyanın dikkatini çekiyor. Diğer yandan Windplanblauw, koruma altındaki bir doğa alanı olan Natura 2000 bölgesinde yer alıyor. Bu, projeyi çevresel açıdan olağanüstü hassas hale getirdi. Proje boyunca alınan önlemler, yalnızca teknik değil, doğaya duyarlı mühendislik açısından da örnek teşkil ediyor. Kuş göç yolları ve su kuşlarının üreme döngüleri dikkate alınarak, tüm inşaat faaliyetleri özel dönemlere göre planlandı; türbinler arasında 300 metrelik ‘kuş dinlenme koridorları’ bırakıldı. Aynı zamanda, deniz yaşamını desteklemek amacıyla türbin temelleri etrafına yapay resif yapıları (reef balls) yerleştirildi. Gürültü ve tortu etkisini minimuma indiren cofferdam sistemi sayesinde, sığ sularda çevreye zarar vermeden inşaat gerçekleştirildi. Bu proje, yalnızca teknik açıdan değil, çevresel sürdürülebilirlik bakımından da bir referans noktası niteliği taşıyor; mühendislik ile ekosistemin bir arada var olabileceğini somut biçimde ortaya koyuyor. Bu projenin, çevreye olan duyarlılığımızı, sürdürülebilir enerjiye olan bağlılığımızı ve mühendislikteki yenilikçi çözümlerimizi ortaya koyan bir proje olduğuna inanıyorum.” 

Batırma tüneli teknolojisinde Ballast Nedam uzmanlığı

Tünel inşaatının Ballast Nedam'da uzun bir geçmişi olduğunu anlatan Kemal Sağlam, Hollanda'da bulunan 40’tan fazla tünelin birçoğunda Ballast Nedam’ın imzası olduğunu söyledi. Maasdeltatunnel’de batırma tünel teknolojisini kullandıklarını, Rotterdam'daki Blankenburg bağlantısının da bu batırma tüneli ile diğer tünellerinbirleşimi olduğunu ifade eden Kemal Sağlam, projeler hakkında şu bilgileri verdi: “Scheur Nehri’ndeki Maasdeltatunnel bir batırma tüneli ve 185 ve 205 metre uzunluğunda, 40 metre genişliğinde, 7 metre yüksekliğe sahip iki tünel elemanının birleşiminden oluşuyor. Gelgit etkisinde olan Scheur nehrinde, 30 metre derinlikte bu iki tünel elemanını birleştirdik. Bu büyüklükte tünel kesitleri daha önce inşa edilmemiş ve batırılmamıştı. Bu teknoloji dünyanın da ilgisini çekti ve yakın gelecekte benzer projeleri dünya çapında uygulamayı hedefliyoruz.

Karbon nötr değil, karbon pozitif!

Ballast Nedam’ın hedefinin, karbon emisyonunda 2030 itibarıyla net sıfıra ulaşmak olduğunu sözlerine ekleyen Kemal Sağlam, “Bunu sadece sürdürülebilirliği iş kültürünün merkezine yerleştirerek yapabilirsiniz. Bugün Hollanda’da birçok projede elektrikli iş makineleri kullanıyoruz. Toplam iş makinesi filomuzun yarısından fazlası elektrikli. Ballast’ın toplam emisyonu 2019 baz yılına göre, 2024 yılında yüzde 52 azaldı. Bu gerçekten bizim sektörümüzde ulaşılması çok güç rakamlar. Buradaki başarılı uygulamaları, dünyanın birçok bölgesindeki projelerimize taşıyoruz. Diğer yandan, geçtiğimiz günlerde burada Ballast Nedam’ın üstlendiği Naturhuus projemiz, karbon pozitif seviyeye ulaştı. Ve elde ettiğimiz fazla karbonu, buradaki ekiplerimiz geçtiğimiz günlerde düzenlenen bir gayrimenkul fuarında açık artırmayla satışa çıkardı. Böylece dünyada da bir ilke imza attık. 3 bin euroluk satış geliri de iklim değişikliği konusunda çalışan Climate Cleanup Foundation isimli STK’ya bağışlandı” dedi.

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7346105978989207552

 

 

BENZER HABERLER