ENSİA Başkanı Elvan Aygün Anbar: "Ülkemizin Hedefleri, Her Yıl En Az 2,000 ile 2,500 MW Seviyesinde Bir Rüzgar YEKA’sını Gerekli Kılıyor"

  • 9 Aralık 2025

Enerji Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (ENSİA) Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Aygün Anbar,  Yatırımlar Dergisine özel yaptığı açıklamasında "Türk yenilenebilir enerji sektörü olarak 2024 yılında 4483 MW güneş ve 1065 MW rüzgâr enerjisi devreye almıştık. 2025 yılı ilk 10 itibari ile güneşte 4351 MW ve rüzgar enerjisinde ise 1470 MW devreye almış durumdayız." dedi.

Güneş enerjisi kurulu gücünde 2024 yılını geçeceğimizi ve 5 bin MW sınırına yaklaşacağımızı hatta geçeceğimizi belirten Elvan Aygün Anbar, bu artışın ülkemizin 2035 yılı için belirlediği güneş enerjisi kurulu gücü hedeflerine ulaşmak için başarılı bir yolculuğa işaret ettiğine değindi.

"Rüzgar Enerjisinde Yıllık 3000 MW Seviyelerine Ulaşmamız Gerekiyor"

Rüzgâr enerjisinde ise ilk 11 ayda 2024 yılını geçtiğimize ve 2025 yılını 1500 MW seviyelerinde bir kurulu güç artışı ile kapatabileceğimize, bu değerin ise 2024 yılının kabaca yüzde 50 üzerinde bir artışa karşılık geldiğine ve bu durumun son derece sevindirici bir gelişme olduğuna değinen Elvan Aygün Anbar, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"2035 yılı için belirlediğimiz hedeflerimize ulaşmak için rüzgar enerjisinde yıllık 3000 MW seviyelerine ulaşmamız gerekiyor. Bu da bugüne göre hızımızı iki kat artırmamız gerektiğini gösteriyor. 

Avrupa’da 2024 yılı son 3 yılın en düşük seviyesinde gerçekleşmişti. Karasal ve denizüstü toplamında, Türkiye olarak 2024 yılında Avrupa’da beşinci sırada yer almıştık. Sadece karasal rüzgârı referans alırsak, üçüncü sırada yeraldık. 2025 yılında da ilk beşte olacağımızı, olasılıkla dördüncü sırada olabileceğimizi söyleyebiliriz. Eğer yıllık 3000 MW seviyesine ulaşabilirsek, Avrupa’da Almanya’dan sonra ikinci sıraya yerleşebiliriz.

Avrupa’da 2025 yılında 2022 ve 2023 yıllarını geçerek 18 GW seviyesine yakın, 2026 yılında ise 20 GW üzerinde bir montaj bekleniyor. Çin, dünya genelinde bu alanda çok baskın bir rol üstleniyor. 2024 yılında tüm dünyadaki yeni kurulu gücün %68’ini tek başına Çin gerçekleştirdi. Türkiye olarak dünya pazarında ise ilk 10’da yer almaya devam edeceğiz. 

2025 yılı jeotermal enerjide yatırım uykusundan bir nebze uyandığımız bir yıl olarak kayıtlara geçmeye hazırlanıyor. İlk 11 ayda 17 MW kurulu güç artışı yakaladığımız jeotermalde, 2026 ve sonraki yıllarda devreye alınmayı bekleyen 300 MW seviyesinde bir proje portföyü bulunuyor. 

Biyokütle enerjisinde bu yıl elde ettiğimiz 5,7 MW’lık kurulu güç artışını ise adeta ihmal edilebilir düzeyde görmekteyim. Ülkemizin bu alanda en az 10 bin MW kurulu güç potansiyeli olduğunu da akıldan çıkarmamak gerekiyor. 

Bu ay içerisinde yapılan YEKA GES ve RES 2025 yarışma sonuçlarının sektörümüze hayırlı olmasını diliyorum. Güneş enerjisinde tahsisi yapılacak 650 MW proje, 2035 hedeflerimiz için önemli bir katkı sağlayacak."

Ülkemizin Hedefleri, Her Yıl En Az 2,000 ile 2,500 MW Seviyesinde Bir Rüzgar YEKA’sını Gerekli Kılıyor

Rüzgar enerjisinde ise 1,150 MW seviyesinde bir yarışmanın kayda değer ancak yeterli olmadığını belirten Elvan Aygün Anbar, "Ülkemizin hedefleri, her yıl en az 2,000 ilâ 2,500 MW seviyesinde bir rüzgar YEKA’sını gerekli kılıyor." dedi.

Elvan Aygün Anbar,  Yatırımlar Dergisi Okurları için yaptığı değerlendirmeyi şöyle sürdürdü:

"Geçmiş yıllarda YEKA takimlerinin zamanında açıklanmaması, takvime uyulmaması gibi sorunlar yaşandığı anımsandığında, bugün kamu otoritelerinin çok daha planlı olduğunu mutlulukla görmekteyiz. Ancak hedeflere ulaşmak için YEKA yarışmalarının bugün olduğu gibi sadece bir yılı kapsar içerikte açıklanması, özellikle rüzgâr enerjisi yatırımcısının uzun vadeli planlama yapmasına engel olduğunun altını çizmemiz gerekiyor. 

Elbette rüzgar ve güneş enerjisinde yapılan tüm yatırımlar YEKA kapsamında inşa edilmiyor. Ancak bu takvimler, yerli ve yabancı sermayeli yatırımcıların sektörlerin yatırım nabızlarını tutabilmeleri için kritik bir faktör.  Türkiye olarak rüzgâr enerjisini çok iyi bilen bir ülkeyiz. 25 yıldır kule, 23 yıldır kanat üretimi yapıyoruz. Özellikle bu iki üretimde çok ciddi bir sanayi ve yetişmiş işgücü altyapımız mevcut. Son 5 - 6 yıldır da jeneratör üretimi gerçekleştiriyoruz. Rüzgâr türbinlerinde kullanılan daha küçük parça üretimleri için ülkemizde birçok firma faaliyet gösteriyor.

Ancak gerek güneş gerekse rüzgar enerjisi tarafında yatırımcı şirketleri ve üretim ekosistemini etkileyen en önemli sorun, finansman kaynaklarına erişimde yaşadığımız güçlükler… Ticari kredi faizlerimiz hâlâ çok yüksek. Bu durum elektrik fiyatlarındaki düşüş trendi ile birleştiğinde yatırım iklimini motive eder noktadan uzaklaşıyoruz. Fakat elektrik satış fiyatlarının döviz bazlı olması yine de yatırımcı için ilgi çekici diye düşünüyorum. 

Temiz enerji sektörü için yaşamsal önem taşıyan bir diğer konu ise enerji depolama sistemleri yatırımları… Bu alanda 2030 yılında 5-6 GW seviyelerinde devreye alınmış enerji depolama sistemleri ile bütünleşik güneş ve rüzgar santralleri olacağını öngörmekteyiz. Depolamalı rüzgâr ve güneş enerjisi yatırımları ve temiz enerji kurulu gücünün dağıtım sistemine daha stabil verilmesi için, enerji depolama sistemlerinin taşıdığı öneme sürekli dikkat çekiyoruz. 2026 yılından itibaren Türkiye’nin bu alanda yüksek bir yatırım ivmesi yakalayacağını söylememiz mümkün…"

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7404114600364994560

 

 

BENZER HABERLER