Irak Müteahhitlik Pazarının Dönüşümü, Büyük Şirketlerimize Alan Açacak              

  • 19 Ağustos 2025

PineZone Danışmanlık Kurucusu ve eski Bağdat Ticaret Müşaviri Hasan Kocasoy, Irak Müteahhitlik pazarının dönüşümünün büyük şirketlerimize alan açacağını vurguladı.

Batılı ve Körfez yatırımcılarının Irak’taki ağırlığının artmasının Türk müteahhitlere yarayacağını belirten Hasan Kocasoy  özetle şunları kaydetti:

"Türkiye Müteahhitler Birliği Temmuz ayı İnşaat Sektörü Analiz Raporu’na göre, 2025 yılının ilk yarısında, Irak’ın yurtdışında aldığımız müteahhitlik projelerindeki payı %16’ya yükseldi. Bu oran, 2024’te %3,8 ve 2023’te %4,5’ti. Farkın bu kadar yüksek olmasında, ilgili dönemde üstlenilen tüm yurtdışı projelerindeki düşüşün etkisi olabilir. Ancak rakamsal olarak da müteahhitlerimiz, Irak’ta, 2025 yılının ilk yarısında, neredeyse 2024 yılının tamamı kadar proje üstlendi.

Oysa, bütçe gelirlerinin %90’ından fazlası ham petrol satışına bağlı olan Irak, petrol fiyatlarının düşmesi nedeniyle 2025 yılında yatırım harcamalarını büyük ölçüde kıstı, bakanlıklarına ve vilayetlere yeni ihale açılmaması talimatını verdi ve aciliyeti olmayan projelerde iş durdurma kararı aldı. 11 Kasım’da düzenlenecek genel seçimlerin gerginliği ve İran-İsrail çatışması gibi bölgesel gelişmeler, ülke riskini artırmış durumda. Peki, muslukların açıldığı son üç yılda Irak müteahhitlik pazarından hak ettiği payı alamayan Türk şirketlerini şimdi ne hareketlendirdi?

Irak’ın mali sorunları, PPP, EPC-F veya BOT yapabilecek şirketleri öne çıkaracak   

IMF’nin Temmuz ayında yayımladığı Irak raporunda, petrol gelirlerinde yaşanan düşüşle birlikte borçlanma riskinin de arttığı vurgulanıyor. 2024’te %4,2 olan bütçe açığının, 2025’te %7,5’e, 2026’da ise %9,2’ye çıkması bekleniyor. Aynı dönemde kamu borcunun GSYH'ye oranı %47,2’den %62,3’e yükselebilir. Denk bütçe için petrol fiyatlarının 90 Doların üzerinde olması gerekli, fakat şu anda 70 Dolar civarında.

Öte yandan ülkenin altyapı, enerji ve konut sektöründe yıllara sair birikmiş bir talep söz konusu. Irak Hükümeti, bu sektörleri ayakta tutabilmek amacıyla özel sektör yatırımlarını teşvik etmeye çalışıyor. Yerli yatırımcılar, konut ve ticari üstyapılar dışında yatırım yapma konusunda istekli değil. Yabancılar ise ülke riskini hala yatırım yapılabilir seviyenin üzerinde görüyor. Bu yüzden, riskin paylaşıldığı Kamu-Özel Sektör Ortaklığı (PPP), uygun koşullara sahip Hazine garantili kredinin müteahhit aracılığıyla getirildiği “Mühendislik, Satın Alma ve Kurulum + Finansman” (EPC-F) veya yolcu, yük veya alım garantisi karşılığı Yap-İşlet-Devret (BOT) modeli ile çalışabilecek, finansman gücü yüksek uluslararası şirketlerin Irak’ta önünün açılması öngörülüyor. Ülkenin ilk PPP denemesi olacak Bağdat Havalimanı’nın genişletilmesi projesinde, ön yeterliliği geçen şirket listesinden (listede iyi bilinen Türk şirketleri de mevcut) bu durum görülebiliyor.  

Irak’ın mega projelerini de kendi kaynaklarıyla gerçekleştirmesi mümkün değil!

Irak, ilk mega projesi olan Faw Limanı’nı öz kaynaklarıyla tamamlamak üzere. Faw’ı, Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayarak, Uzak Doğu ve Güneydoğu Asya ile Avrupa arasında Süveyş’e alternatif bir güzergah olması hedeflenen Kalkınma Yolu Projesi içinse kasada pek bir şey kalmadı. Halbuki Kalkınma Yolu, Bağdat Metrosu, Kerbela-Necef Metrosu, Bağdat-Kerbela Hafif Raylı Sistemi, Bağdat Çevre Yolu gibi mega projelerin toplamı 50 milyar Doların üzerinde.

Irak, getirisi yüksek ve genellikle fizibil olan bahse konu projeler için yatırımcı arayışı içerisinde. Özellikle Kasım ayındaki seçimler, istikrara katkıda bulunacak şekilde sonuçlanırsa, bu projeleri uzaktan izleyen uluslararası şirketlerin aralarına uluslararası alanda tanınan Türk şirketlerini de kattığı konsorsiyumlar halinde Bağdat’ın kapısını çalması bekleniyor.

Batılı ve Körfez yatırımcılarının Irak’taki ağırlığının artması, Türk müteahhitlere yarayacak

Irak Hükümeti, son iki yıl içinde, doğalgaz ve petrol alanında, Total ve BP ile toplamda 50 milyar Doları bulunan uzun vadeli yatırım sözleşmeleri imzaladı. Ayrıca, elektrik santrallerinin kapasitelerin artırılması ve yeni santraller inşa edilmesi hususunda GE ve Siemens ile milyarlarca Dolarlık sözleşmeler yaptı. Bir bakıma, son yıllarda Çin’in Irak’ta artan etkinliğini dengelemek hedefiyle atılan bu büyük adımlar, teknoloji ve finansman devi batılı şirketlerle çalışmaya yatkın Türk şirketleri için de yeni fırsatlar anlamına geliyor. 2025’in ilk 6 ayında, ülkemizin en büyük mühendislik şirketlerinden ikisi, bu rüzgârdan yararlanıp Irak’ta 1 milyar Doların üzerinde sözleşmelere imza attı bile! Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar’ın Irak’a artan ilgisi de Türk müteahhitlere yarayacak gibi görünüyor.

Sonuç olarak, bundan böyle Irak; elektrik santralleri, petrol rafinerileri, boru hatları, doğalgaz çıkarma ve işleme tesisleri, çimento fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, ulaştırma, lüks konut ve otel projelerini ağırlıklı olarak yatırım ve PPP gibi modellerle gerçekleştirmeye çalışacak. Küçük ve orta ölçekli şirketlerimize pek katkısı olmayan bu dönüşüm, muhtemelen Çinli müteahhitlerle çalışmaya isteksiz bakan Batı ve Körfez sermayesi ile büyük şirketlerimizin Irak’taki işbirliğini epey artıracak"

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7363556440113852417

 

BENZER HABERLER