Libya Müteahhitlik Pazarında Yükselen Gücümüz Ne Kadar Kalıcı ?

  • 26 Şubat 2026

PineZone Danışmanlık Kurucusu ve eski Bağdat Ticaret Müşaviri Hasan Kocasoy, Libya müteahhitlik pazarı konusunu değerlendirdi.

 

"Libya, yurtdışı müteahhitlik sektörümüz için başlangıç noktasıdır. Yaşar Özkan, “Libya’daki Türk Müteahhitliğinin Arka Planı” isimli kitabında; uluslararası hiçbir deneyimimiz olmadan gittiğimiz, devlet veya finansman desteği almadan çöllerin ortasında kendi başımıza kaldığımız, çok zor şartlarda iş yapma becerisi elde ederek dünyanın her coğrafyasında iş yapabilecek tecrübe ve cesareti kazandığımız ülke olarak tarif eder Libya’yı. Dönemsel olarak tekerrür eden ödeme sorunlarına, çatışmalara ve tüm inişlere çıkışlara rağmen müteahhitlerimiz bugün de Libya’dan vazgeçmemiştir.

Müteahhitlerimiz halihazırda Libya’da neler yapıyor? 

Türkiye Müteahhitler Birliği’nin Ocak 2026 İnşaat Sektörü Analiz Raporu’na göre, 646 proje ve toplam 31,8 milyar Dolarlık proje bedeli ile Libya, 1972-2025 yılları arasında en çok proje üstlendiğimiz ülkeler arasında Rusya, Türkmenistan, Irak ve Suudi Arabistan’dan sonra 5’inci sırada yer alıyor. Müteahhitlerimizin 2022 yılında 640 milyon Dolar ve 2023’te 1,48 milyar Dolar değerinde proje üstlendiği raporlanmıştı. Ancak, 2024 ve 2025 yıllarında Libya’dan gelen iş alındı belgeleri, bu ülkeyi ilgili yıllardaki en büyük 10 pazarımız arasına sokmaya yetmedi.

Oysa sektör kulislerinde, Libya’da, özellikle de ülkenin doğusunda, müteahhitlerimizin son 2 yılda ciddi rakamlarla yeni sözleşmelere imza attıkları konuşuluyor. 2025 yılı içerisinde, sadece Bingazi’de milyar Dolarlarla ifade edilen çok sayıda proje alındığı ifade ediliyor. Türk müteahhitleriyle görüşmeler, imza ve temel atma törenleri Libyalı işveren kurumlarının sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Demir-çelik fabrikasından, altyapı ve yol projelerine, konuttan otele, kamu binalarından alışveriş merkezlerine kadar çok sayıda proje Türk şirketlerine verilmiş durumda. Şirketlerimiz petrol işlerine de girmiş görünüyor. Mitiga Havalimanı’na indiğinizde petrol kuyusu açan bir Türk şirketinin reklamları sizi karşılıyor. İki petrol sahası alan TPAO’nun taşeron olarak yakında başka Türk şirketlerini de yanında götürmesi muhtemel.  Trablus, Misrata ve Bingazi uçaklarında Türk mühendislerinin sayısındaki artış kadar İK sitelerinde “Libya’da çalışmak üzere..” ile başlayan ilan sayısı da önemli bir gösterge.

Bir başka ifadeyle, resmi istatistiklere çok yansımasa da Libya’da, bilhassa Hafter yönetimindeki bölgede, Türk müteahhitler için yeni bir proje patlaması yaşanıyor. Türkiye’nin Trablus Hükümetiyle özel bağının yanı sıra Hafter yönetimiyle yakın zamanda geliştirilen ilişkilerin bu durumda büyük etkisi var.

Irak tecrübelerimiz, Libya’da daha sağlam adım atmamıza yardımcı olabilir.

Müteahhitlerimiz ağırlıklı olarak riskli coğrafyalarda çalışıyor. Her ülke, her proje, tüm şirketlerimiz için emsalsiz birer tecrübe niteliğinde. Petrol ihracına aşırı bağımlı bir ekonomi ve inişli çıkışlı müteahhitlik pazarıyla Libya en çok da Irak’a benziyor. Şu anki Libya pazarı, Irak’ın 10-15 sene önceki hali gibi. Çok az yerel şirket kendi imkanıyla proje yapabilecek kabiliyete sahip. İdare de bunun farkında olduğundan projeleri zamanında bitirebilmek amacıyla yabancı şirketleri tercih ediyor. Bu yüzden yerel şirketler, kendilerine güçlü yabancı ortak arıyor. İdarenin birim fiyatlar yabancı şirketler için geçerli olmadığından, aynı projeyi daha yüksek bedelle alabilmek için de yabancı ortak avantaj sağlıyor.

Güvenlik riski yüksek olduğundan Trablus idaresindeki bölgelerde Türk şirketleri dışında çok az yabancı şirket sahada. Türkiye’nin desteği olmadan meşruiyet tesis edemeyeceğini bilen Hafter yönetimi, artık Türk şirketlerine de Mısırlı şirketler gibi ayrıcalıklı muamele ediyor. Hatta birçok alanda Bingazi’deki Mısırlı şirketlerin hakimiyetini kırmış görünüyoruz.

Bir zamanlar Irak pazarında da benzer konumdaydık. İşini iyi yapan şirketlerimiz dönemsel alacak sorunlarıyla boğuşurken, daha önce adı duyulmayan Türk şirketleri özel bağlantılarla büyük projeler üstlenip yüksek avanslar alıyordu. Avans alıp işi yarım bırakanlar Türk şirketi imajına çok büyük zarar verdi. Irak Hükümeti sırf bu yüzden projelerin çoğunda avansı kaldırdı, %15’e hatta bazı projelerde %40’a kadar hakediş ödememeye başladı. Daha önce mobilizasyon yapan, Türk müteahhitlere güvenlik ve yemek gibi hizmetler sağlayan Iraklı yerel şirketler büyüdü ve kendileri iş alır hale geldi. Irak’ta iş yapan şirketlerimiz, ülkemizdeki finansa erişim zorlukları nedeniyle başlangıç yatırımı için yüksek komisyonlar vererek yerel şirketlerle ortaklık kurmak zorunda kalmaya başladı. İstikrar arttıkça pazarda yabancı rakip sayısı da arttı. 2019’dan itibaren özellikle Çinli şirketler her alanda önümüzü kesiyor.

Zamanla Libya’da da Irak’ta olduğu gibi yerel müteahhitlik şirketleri büyüyecek, yabancı oyuncu sayısı ve rekabet artacak. Finansman gücünü kullanan Çinli şirket sayısı da yükselecek. Bu bakımdan, “Türk şirketi” imajına zarar vermeden Libya pazarında sahip olduğumuz payı korumak ve büyütebilmek için belli bir ölçeğin üzerindeki şirketlerimizin Libya’da iş yapmasında, alacak sorunlarının derinleşmesini engelleyecek finansal destek/sigorta mekanizmalarının geliştirilmesinde fayda bulunuyor. Sektörün ihtiyaç duyduğu inşaat malzemeleri ve ekipmanlarını en azından kısmen Libya’da üretecek tesis yatırımları da pazardaki kalıcılığı artırabilir.

Siyasi istikrar kadar finansal riskler de endişe kaynağı! 

Ülke fiilen ikiye bölünmüş durumda, ancak Hafter idaresindeki alanda göreceli istikrar, son dönemde Trablus Hükümeti kontrolündeki bölgelerde de Hafter’e karşı sempatiyi artırıyor. Devrik lideri Muammer Kaddafi'nin oğlu Seyfülislam Kaddafi’nin yakın zamanda suikastla öldürülmesiyle sahada yeni aktör istenilmediği net bir şekilde ortaya çıktı. Son 1-2 yıl içinde Hafter’le de ilişki kuran Türkiye, iki tarafı bir araya getirmek için çalışıyor. ABD’nin iradesi de bu yönde. Fakat, bu coğrafyalarda işler her zaman istenildiği gibi ilerlemiyor. Aşiretler arasında, aşiretlerle hükümet arasında veya iki yönetim arasında olası bir kıvılcım onca emeği heba edebilir ve Libya’yı tekrar kaosa sürükleyebilir. Bu risk her zaman var, ancak çatışma başlamadığı sürece müteahhitlerimiz iş yapmaya devam edecek.  

Fakat finansal kriz riski de artıyor. Petrol fiyatlarındaki dalgalanmalar karşısında aşırı kırılgan ülke ekonomisi bir de son 4-5 ay içinde patlayan kur kriziyle mücadele ediyor.  En son 6 Nisan 2025'te Libya Dinarını %13,3 oranında devalüe ederek 5,56 LD/Dolar seviyesine indiren Libya Merkez Bankası, Ocak ayında yerel para birimini Dolar karşısında yaklaşık 5,43 LD/Dolar seviyesinden yaklaşık 6,36 LD/dolar seviyesine düşürerek %14,7 oranında devalüe ettiğini açıkladı. Serbest piyasada ise 1 Dolar yaklaşık 9,5 Libya Dinarına karşılık geliyor. Piyasa beklentisi Dinarda değer kaybının devam edeceği yönünde.

Düşük petrol fiyatlarına bağlı azalan bütçe gelirlerinin %80’inden fazlası kamu çalışanlarının maaşlarının ödenmesine harcanıyor ve 2025 yılında yaklaşık 9 milyar Dolar cari açık verildi. Çift başlılık ekonomi yönetimini bu dönemde daha da zor hale getiriyor. Türk şirketleriyle sözleşmeler genellikle Dolar üzerinden yapıldığı için ilk bakışta Dinardaki değer kaybının, yerel maliyetlerini azaltacağından, müteahhitlerimiz için olumlu olduğu düşünülebilir. Ancak, ülkenin makroekonomik dengelerinin sarsılması, hakediş ödemelerinde önce gecikmeye sonra ciddi alacak krizlerine dönüşebilir. Ayrıca, maliyet artışı nedeniyle yeni projeler beklemeye alınabilir.

Yeni bir “Libya alacakları dosyası” mı açılacak, yoksa bu defa başka mı olacak?

Libya müteahhitlik grafiğimiz inişli-çıkışlı. Şu anda ivmesi azalan bir çıkış süreci devam ediyor. Grafiğin inişe geçtiği dönemlerde neler yaşandığına bakmak lazım.

Türk şirketlerinin çoğu 2011 yılında ülkeyi terk etti. Ülke koşulları daha uygun bir hal aldığında bazı Türk firmalarının işlerine geri döndüğüne, ancak aradan geçen zamanda ülkedeki çatışma ortamının da etkisiyle şantiyelerin yağmalandığına, makine ekipmanların çalındığına, çalışılmayan dönem kaynaklı iş zararları oluştuğuna, hatta bazı şantiyelerde can kayıpları yaşandığına şahit olundu. Hesaplamalara göre şirketlerimizin ülkedeki geçmiş dönem işlerinden yaklaşık 4,5 milyar Dolar alacağı var, Libya ve Türk bankalarında 1,5 milyar Dolar civarında teminat mektubu bulunuyor. 2020 yılında tüm zarar-ziyanın karşılanması, alacakların tazmini ve diğer hususların sulh içerisinde çözümlenmesini teminen Ticaret Bakanlığımız Libya ile bir mutabakat zaptı imzalamıştı, fakat Libya tarafının isteksizliği nedeniyle bu mekanizma çalıştırılamadı. Ticaret Bakanlığımız 2025 yılında da şirket-idare görüşmeleriyle bazı sulh protokollerinin imzalanmasını sağladı. Ancak bu protokollerin çoğunun uygulanamadığı görüldü. Bununla birlikte, yıpratıcı ve uzun süreçler sonunda tahkime gidenlerden kazananlar oldu.

Bir başka ifadeyle, grafik inişe çıktığında geri dönülmesi güç zararlar ortaya çıkabiliyor ve bu zararlar boyutuna göre müteahhitlerimizi içinden çıkamayacakları durumlara sokabiliyor. Bu nedenle sağlam adım atmakla, sözleşmelere alacak sorunları derinleşmeden iş durdurmayı sağlayacak ve maliyetlerini idareye yansıtacak maddelerle beraber uluslararası tahkim mekanizması koymakta, proje tutarı kadar akreditif açtırmakta, yerel şirketlerle imzalanan ortaklık sözleşmelerini “tek taraflı olarak ortaklıktan çıkmaya” ve “başka projelerde bağımsız hareket etmeye” cevaz verecek şekilde düzenlenmekte fayda bulunuyor.

Öte yandan, ülkemizin Libya’da daha önce bu seviyede olmayan ve ivmelenerek artan siyasi ve askeri etkisi, ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi bakımından şirketlerimize geniş bir alan açıyor. Bu denemde zor koşullarda burada iş yapan şirketlerimiz, siyasi istikrara kavuştuğunda çok daha zengin hale gelecek Libya’da önemli aktörler haline gelme potansiyeli taşıyor. Olası bir olumsuz senaryoda eskiye nazaran elimizde daha fazla koz bulunuyor. Özetle; Libya’da yükselen gücümüz ve potansiyelimizden azami ölçüde yararlanırken, hem finansal konularda hem de güvenlik hususunda müteyakkız olmak gerekiyor."

 

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7432660928006971393

https://x.com/yatirimlardergi/status/2026897048369508621?s=20

 

BENZER HABERLER