TSKB GYO, Tematik Varlık Çeşitliliğiyle Portföy Dayanıklılığını Artırıyor
- 22 Ocak 2026
- İş Dünyası
- Durum: Genel
- Dergi: 1775
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları, değişen vergi düzenlemeleri ve ekonomik koşulların etkisiyle yeniden tanımlanan bir döneme girerken; dengeli portföy yapısı, güçlü yönetişim anlayışı ve tematik varlık çeşitliliğiyle sektörde öne çıkan ana unsurlar haline geliyor. TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz, GYO ekosistemini değerlendirerek “GYO’lar yalnızca gayrimenkul geliştiren yapılar olarak değil, yatırımcıyla kurulan uzun vadeli ve şeffaf bir sermaye piyasası ortaklığı olarak değerlendirilmeli. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir ve nitelikli GYO modelleri daha net biçimde öne çıkacak” dedi.
Gayrimenkul Yatırım Ortaklıkları (GYO), Türkiye’de 25 yılı aşkın süredir uygulanan, gayrimenkul yatırımlarını sermaye piyasalarıyla buluşturan, şeffaf ve uzun vadeli bir ortaklık modeli olarak konumlanıyor. Ancak, bu model, uzun yıllar boyunca daha çok bir gayrimenkul geliştirme faaliyeti olarak algılanıyor. Oysa GYO’ları, yatırımcıyla kurulan şeffaf, hesap verebilir ve uzun vadeli bir sermaye piyasası ortaklığı olarak değerlendirmek gerekiyor.
Geçen yıl 75. kuruluş yılını kutlayan TSKB’nin (Türkiye Sınai Kalkınma Bankası) iştiraklerinden TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz, günümüz GYO ekosistemini ve ihtiyaçlarını anlattı. Cengaver Yıldızgöz, “Bugün Türkiye’de 49 halka açık GYO’nun bulunması ve sektörün toplam aktif büyüklüğünün 1,5 trilyon TL’nin üzerine çıkması, yatırımcı ilgisini ve kurumsallaşma ihtiyacının arttığını açıkça ortaya koyuyor. Bu büyümenin, portföylerin daha profesyonel yönetilmesi ve yatırımcı güveninin güçlenmesi açısından önemli bir kazanım olduğuna inanıyoruz. Ancak sayısal büyümenin, tüm GYO’ların aynı yönetişim ve kalite standartlarına sahip olduğu anlamına gelmediğini de özellikle vurgulamak gerekiyor. Diğer taraftan, 1 Ocak 2025 itibarıyla yürürlüğe giren kurumlar vergisi düzenlemesini, sektör açısından yapısal bir kırılma noktası olarak değerlendiriyoruz. Vergi istisnasının kâr dağıtım şartına bağlanması ve taşınmaz kazançlarının asgari kurumlar vergisi matrahına dahil edilmesi, GYO modelini fiilen yeniden tanımlıyor. Kısa vadede kamu gelirlerine katkı sağlayabilecek bu düzenlemenin, uzun vadede yatırımcı nezdinde GYO modelinin cazibesini zayıflatma riski taşıdığını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde, güçlü kurumsal yönetişim anlayışına sahip, sürdürülebilir ve nitelikli GYO modellerinin daha net şekilde ayrışacağı bir sürece girildiğini öngörüyoruz” dedi.
TSKB GYO’nun portföyünde farklı varlık sınıfları yer alıyor
TSKB GYO portföyünde ofis, otel ve AVM gibi farklı varlık sınıflarını bir arada bulundurduklarını belirten Yıldızgöz, “Bunu bilinçli bir risk yönetimi yaklaşımıyla yapıyoruz. Çünkü her varlık sınıfı ekonomik döngülere farklı tepkiler veriyor. Ofis varlıklarının daha stabil ve öngörülebilir kira akışı sunduğunu, otellerin ise konjonktüre daha duyarlı olmakla birlikte güçlü dönemlerde yüksek getiri potansiyeli yarattığını görüyoruz. AVM’lerde ise doğru konsept ve marka karmasıyla istikrarlı bir nakit akışı sağlamayı hedefliyoruz.
Portföyümüzde yer alan TSKB ofisleri, uzun vadeli bakış açımız ve kurumsal kiracı yapısıyla portföyün omurgasını oluşturuyor. Küresel trendleri ve yerel ekonomik koşulları birlikte okuyarak; hibrit çalışma, tüketici davranışlarındaki değişim ve turizmdeki mevsimsellik gibi dinamikleri risk yönetimimizin doğal bir parçası olarak ele alıyoruz. Tek bir varlık tipine bağımlı kalmadan, farklı sektörlerin döngüsel etkilerini dengeleyen sürdürülebilir bir risk-getiri yapısı kurmayı amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.
AVM ve otel yatırımlarıyla hem ekonomik hem de sosyal etki yaratmayı hedefliyor
Pandemi sonrası dönemde AVM’lerin sadece alışveriş yapılan alanlar olmaktan çıktığını net biçimde görüldüğünü kaydeden Cengaver Yıldızgöz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün gastronomi, sosyalleşme ve eğlenceyi bir araya getiren yaşam alanları yaratmanın rekabet için zorunlu hale geldiğine inanıyoruz. Pendorya AVM’de gerçekleştirdiğimiz Food Court yenilemesi de bu dönüşümün somut bir örneği.
Ayrıca portföy çeşitlendirme stratejimizin bir parçası olan Divan Adana Oteli sadece bir konaklama tesisi değil, bölge ekonomisi için stratejik bir çarpan etkisi yaratıyor. Otel yılda ortalama 60 bin misafir ağırlayarak nitelikli bir ziyaretçi hareketliliği sağlıyor. Bu hacim yeme-içmeden yerel tedarik zincirine kadar geniş bir alanda ekonomik canlılığı tetikliyor.”
Yıldızgöz, özellikle iş ve toplantı gruplarına odaklanan yapısı ve şehrin tam merkezindeki konumu sayesinde Adana'nın bir "uğrak noktası" olmaktan çıkıp; sanayi yatırımları, sağlık turizmi ve ulusal etkinlikler için bir stratejik merkez haline gelmesine katkı sağladıklarını ifade etti. Sektördeki genel doluluk oranlarındaki düşüşe rağmen, şehir otelciliğinde performansın daha dengeli olduğunu hatırlatan TSKB GYO Genel Müdürü, otelcilikteki başarı kriterlerini sadece doluluk oranları üzerinden değil; nitelikli gelir, yarattığı istihdam ve şehrin marka değerine sağladığı sosyal etki üzerinden tanımladıklarını belirtti.
Tahir Han, Karaköy’e uzun vadeli değer katıyor
Cengaver Yıldızgöz ayrıca, erken Cumhuriyet Dönemi’nin mimari ruhunu taşıyan ve Karaköy’ün hızla dönüşen dokusu içinde güçlü bir kimlik sunan 1935 yapımı Tahir Han’ın, 2006 yılında TSKB GYO’nun portföyüne girdiğini hatırlatacak şunları söyledi: “Bu yapıyı, yalnızca ekonomik bir varlık olarak değil; kente ve kültürel mirasa karşı taşıdığımız sorumluluğun bir parçası olarak ele alıyoruz. Tarihi ve merkezi yapılara yatırım yaparken, bu yapıların mimari kimliğini koruyarak geleceğe taşımayı önceliklendiriyoruz. Tahir Han’ın, Karaköy’ün ticari ve kültürel dinamizmiyle buluşarak hem bölgeye hem de portföyümüze uzun vadeli değer kattığına inanıyoruz.”
2026’da öğrenci yurtları ve sağlık temalı gayrimenkuller öne çıkacak
Son olarak 2025’i değerlendiren ve 2026 hedeflerini paylaşan TSKB GYO Genel Müdürü Cengaver Yıldızgöz, “2025 yılı, ekonomik konjonktür açısından zorlayıcı bir yıl oldu. Bu dönemde önceliğimizi; riskleri doğru yönetmeye, portföy dayanıklılığını korumaya ve uzun vadeli hedeflerimizden sapmadan süreci sağlıklı şekilde yönetmeye verdik. 2026 yılına girerken daha dengeli, öngörülebilir ve hedeflerimize odaklandığımız bir döneme geçileceğini öngörüyoruz. Lojistik yapılar, öğrenci yurtları, veri merkezleri ile yaşlı yaşamı ve sağlık temalı gayrimenkuller; uzun vadeli kira kontratları ve güçlü talep dinamikleriyle önümüzdeki dönemde odağımızda olmaya devam edecek. TSKB GYO olarak, 20. yılımızı kutladığımız bu dönemde, iştiraki olduğumuz TSKB’nin köklü kalkınma bankacılığı kültüründen beslenen uzun vadeli değer yaratma anlayışımızı, “Geleceğe Ortak” vizyonumuz doğrultusunda gayrimenkul tarafında da kararlılıkla sürdürmeyi hedefliyoruz” dedi.
https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7420026591772106752





