Türkiye Hibrit Güneş Santralleriyle Şebeke Kısıtlarını Aşabilir

  • 18 Haziran 2025

Türkiye, hibrit santrallerle kapasite kısıtını aşarak enerji dönüşümünü hızlandırabilir. İşletmede olan santrallerle aynı iletim hattını kullandığı için yeni şebeke yatırımına ihtiyaç duymayan hibrit santraller, şebekeye bağlantı kapasitesi kısıtı nedeniyle yavaşlayan enerji dönüşümünü yeniden hızlandırma potansiyeline sahip.

Güneş potansiyelinin yüksek olduğu Türkiye’de, hibrit güneş santrallerinin önündeki engeller kaldırılırsa mevcut güneş kurulu gücü en az %35 artırılabilir. Bu sayede santrallerin üretim kapasiteleri artarken, mevcut iletim hatları da daha verimli kullanılabilir. Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücü, kısa süre içinde 30 GW sınırını aşarak, kaynaklara göre kurulu güç sıralamasında açık ara lider konumuna gelebilir.

Ember’in 17 Haziran 2025 tarihli analizine göre, Türkiye’de Şubat 2024-Nisan 2025 döneminde şebekeye iletim seviyesinden yapılan bağlantı başvurularının yüzde 65’i şebeke yetersizliği nedeniyle reddedildi.

Eylül 2024’ten beri iletim seviyesinden bağlantı için yeni kapasite açılmadığı göz önüne alındığında, Türkiye’de güneş enerjisi kurulu gücünün büyümesinin önündeki en büyük engellerden birinin şebeke bağlantı kısıtları olduğu görülüyor.

Bu kapsamda, söz konusu kısıtın mevcut rüzgar ve hidroelektrik santrallerine eklenecek hibrit güneş enerjisi santralleriyle aşılmasının mümkün olabileceği belirlendi.

Raporda, Türkiye’deki hibrit güneş enerjisi potansiyelinin şu an 8 gigavat seviyesinde olduğu ve bunun Türkiye’deki mevcut güneş enerjisi kurulu gücünü yüzde 35 artırabilecek bir kapasite olduğu hesaplandı. Finansman koşullarının iyileşmesi durumunda, bu potansiyelin 25,6 gigavata kadar çıkabileceği öngörülüyor.

Söz konusu potansiyelin devreye alınması halinde, toplam güneş enerjisi kurulu gücünün 30 gigavata yükseleceği ve güneş enerjisinin Türkiye’nin açık ara en yüksek kurulu güce sahip enerji kaynağı konumuna gelebileceği tahmin edildi.

Hibrit güneş enerjisinde hesaplanan 8 gigavatlık potansiyelin yaklaşık yüzde 46’sı, yüksek güneş potansiyeline sahip bölgelerde yer alan barajlı hidroelektrik santrallerde yoğunlaşıyor. Bu durum, hibrit güneş enerjisi santrallerini hidroelektrik santrallerde kuraklık kaynaklı yaşanabilecek zorluklara karşı etkili bir çözüm olarak öne çıkarıyor.

Hibrit santraller üretime kayda değer katkı sağlamaya başladı

Hibrit güneş santralleri sadece şebeke bağlantı kısıtına değil, aynı zamanda meteorolojik koşullara bağlı yaşanabilen dönemsel kapasite düşüşlerine de bir çözüm sunuyor.

Geçen yıl devrede olan hibrit sistemler, 25 rüzgar ve hidroelektrik santraline yüzde 14 ek üretim katkısı sağladı. Bu katkı sayesinde söz konusu santrallerin ortalama kapasite faktörü 5 puan artarak yüzde 32’ye çıktı. Yaz aylarında ise bu artış 7,3 puana kadar ulaştı.

Ember Enerji Analisti Çağlar Çeliköz, yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de enerji dönüşümünün, şebeke kapasite yetersizlikleri nedeniyle yavaşladığını ancak yeni şebeke yatırımı gerektirmeyen hibrit güneş santrallerinin yeni kapasite açılması beklenmeden onaylanarak sürecin hız kazanabileceğini belirtti.

Hibrit güneş enerjisi santrallerinin, mevcut santrallerin bağlantı kapasitesinin daha verimli kullanılmasını sağlayarak yenilenebilir enerjinin toplam üretimdeki payını artırabileceğini dile getiren Çağlar Çeliköz, “Mevzuatta yapılacak birincil kaynağın santral sahasına entegre olma zorunluluğu ve kapasite sınırı kuralının kaldırılması gibi basit değişikliklerle Türkiye, kısa sürede bu yüksek potansiyeli hayata geçirebilir.” dedi.

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7341064806340202497

 

 

BENZER HABERLER