Türkiye İMSAD/Erdoğan: En az 100 yıl dayanacak güvenli binalar yapmalıyız

  • 27 Şubat 2018


Türkiye İMSAD Başkanı Ferdi Erdoğan, ‘1-7 Mart Deprem Haftası’
kapsamında yaptığı açıklamada, “Ülkemizde yüksek büyüklükte
sayılamayacak bir depremde dahi birçok binanın hasar alması, yapı
kalitesini ve deprem riskini gözler önüne seriyor. Deprem kuşağında
bulunan Türkiye’de hala 7.5 milyon konut riskli durumda. Bir otomobil
ömrü kadar değil, en az 100 yıl dayanacak binalar yapmalıyız” dedi.
Deprem kuşağında bulunan Türkiye’de, riski depremin değil,
güvensiz yapıların oluşturduğunu belirten Türkiye İMSAD (Türkiye
İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği) Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi
Erdoğan, “Oysa kaliteli malzemelerden üretilmiş, mühendislik ve mimari
açıdan teknik kurallara uygun yapılar, depremi riskli olmaktan
çıkarıyor. Üstelik Türkiye inşaat malzemesi sanayisinin ürün kalitesi,
mimarlık ve mühendislik açısından güvenli bir yapının üretilmesi için
tüm donanıma, bilgi birikimine ve yetkinliğe haiz” diye konuştu.

“Ülkemizde halen 7.5 milyon konut riskli durumda”

“Depremler yerkürenin kendi varlığını sürdürme gerçeğidir ve
olmaya devam edecektir. Her yıl dünyada ortalama 500 bin deprem olur
ve insanlar bunun 100 bin kadarını hisseder. 7.0-8.0 arası şiddette
deprem, yılda ortalama 18-20 adet gerçekleşir, 8.0 üstü ise her yıl 1
adet olmaktadır. Yerkürenin deprem gerçeği bu şekildedir. Ülkemiz de
deprem kuşağı üzerinde yer almaktadır ve nüfusun neredeyse %90’dan
fazlası deprem bölgelerinde yaşamaktadır” diyen Türkiye İMSAD Başkanı
Erdoğan sözlerine şöyle devam etti “’İnşallah bir daha deprem olmaz’
demek yerine ‘İnşallah depremlere dayanıklı evler yapılır ve o evlerde
yaşarız’ demek daha doğru bir dilektir.”
Nitelikli yapı kalitesinin olması ve en az 100 yıl dayanacak
binaların yapılması gerektiğine dikkat çeken Türkiye İMSAD Başkanı
Erdoğan,kentsel dönüşüm sürecinin önemli bir fırsat olduğunu ifade
ederek, “Biz binaları dönüştürerek kentsel dönüşümün özünü, ruhunu
kaybediyoruz. Kentsel dönüşüm maalesef bina dönüşümü ile eşit anlama
gelmiş durumda. Kentsel dönüşüm çerçevesinde mahalleler değil, sadece
binalar dönüşüyor. Ayrıca günümüzde depremle ilişkilendirilmiş konut
yapısı halen çok yerine oturmuş değil. Kentsel dönüşümün bir bina
dönüşümü olmadığından hareketle, depremlere dayanıklı bina ihtiyaç
alanlarında, kalıcı, çağdaş, konforlu, kaynakları akıllıca kullanmayı
planlayan, bina kadar çevre ve alt yapının da ihtiyaçları karşılayacak
şekilde alan dönüşümlerinin yapılması gerek. Yani 20-30 yıl sonra
yeniden kentsel dönüşümü konuşmak durumunda kalmamak için en az 100
yıl dayanacak binalar inşa etmeliyiz. Ülkemizde halen 7.5 milyon konut
riskli durumda, bu konutların yıkılıp yeniden yapılması lazım” dedi.

“Türkiye’de çok acil bir Yapı Yasası’na ihtiyaç var”

Türkiye’nin acil bir ‘Yapı Yasası’na ihtiyacı olduğunun altını
çizen Türkiye İMSAD Başkanı Erdoğan,“Biz, Türkiye İMSAD olarak,
denetimin önemini her zaman ve her platformda vurguluyoruz. Türkiye’de
çok acil bir Yapı Yasası’na ihtiyaç var. Bu yasanın çıkarılması, bir
sektörü değil, tüm ülkeyi kalkındıracak bir hamle olacak. Denetim
konusunda disiplini sağlamak için de olası ihmallerin önüne geçilecek
bir denetim mekanizması oluşturulmalı. İnşaatlarda sadece betonun,
demirin değil, yalıtım başta olmak üzere tüm malzemelerin,
yapım/uygulama süreçlerinin de denetlenmesi gerekiyor. Denetimdeki
aksaklıkları çözemezsek kalitesiz ve plansız yapılaşmadaki sorunların
önüne geçmemiz mümkün değil. Binaların betonarme, çelik veya ahşap ya
da başka bir malzemeden inşa edilmesinden çok daha önemli olan, neyle
yapıldığı değil, nasıl yapıldığından emin olunması. Gelişmiş
ülkelerde, canlı varlıkların yaşam kalitesine son derece önem
verildiğini düşündüğümüz ülkelerde, ahşaptan gökdelenler yapılmaya
başlanıyorsa, sizin malzemeler üzerinden yaptığınız tartışmanın
rasyonel bir tarafı olamaz.Betonarme bir bina ‘arme’ değilse, çelik
inşaat, ihtiyaçlara uygun yapılmış bir çelik inşaat değilse ya da
ahşap bir bina, ister az katlı olsun ister çok katlı olsun istenilen
evsafta yapılmamışsa ve bu inşaatlar yapılırken doğru düzgün
denetlenmemişse depremlerin 4 ya da 7 şiddetinde gerçekleşmesinin
hiçbir önemi olmaz. İnşaatı ne ile yaptığımız kadar nasıl yaptığımız
da son derece önemli” dedi.

“Denetimin de içinde olduğu bütüncül bir sistem kurulmalı”

Yasal düzenlemelerle, sektörel sivil toplum örgütlerinin piyasa
denetimlerinde etkin rol almasının gerektiğine vurgu yapan Türkiye
İMSAD Başkanı Erdoğan “Ülkemizde binanın tasarımından yapımına kadar,
denetimin de içinde olduğu bütüncül bir sistem kurulmalı ve toplumda
güvenli yapı bilinci oluşturulmalı. Bu yaklaşımla, kamu ile
sektörümüzü ilgilendiren konularda iletişim ve işbirliği içerisinde
olmaya devam ediyoruz. 2017 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı
Yüksek Fen Kurulu ile Türkiye İMSAD tarafından yürütülen çalışmayla
yeni bir ‘İnşaat Genel Teknik Şartnamesi’ hazırlamaya başladık.
Bakanlık yetkilileri ile derneğimizin İnşaat Malzemesi Satınalma
Şartnameleri Komitesi yoğun bir şekilde yeni şartnameler üzerinde
çalıştı. Bu, gerek içeriği gerekse de ‘Bakanlık-STK-Özel Sektör
İşbirliği’ bakımından oldukça kıymetli bir çalışma. Bu çalışmanın kamu
ve özel sektör işbirliğine önemli bir örnek teşkil ettiğine
inanıyoruz.Bir an önce yeni şartnamenin yürürlüğe girmesini
arzuluyoruz” ifadelerine yer verdi.

BENZER HABERLER