Yüksel Proje Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Karaoğlu: "2026’da Küresel Ölçekte Daha Yaygın Bir Faaliyet Alanı Hedefliyoruz"

  • 23 Aralık 2025

Yüksel Proje A.Ş. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Karaoğlu, 2025 yılı itibarıyla Türkiye'de ve küresel ölçekte inşaat ve mühendislik sektöründeki dönüşümü, bu dönüşüme ve yeni koşullara uyum sağlamak için şirket olarak attıkları adımları ve 2026 yılına yönelik hedeflerini Yatırımlar Dergisi okurlarına özel yaptığı açıklamasında anlattı.

 

2025 yılının hem Türkiye’de hem küresel ölçekte inşaat ve mühendislik sektörünün hızla dönüştüğü bir yıl olduğunu belirten Cemal Karaoğlu, "Jeopolitik gelişmeler, finansman koşulları, iklim hedeflerine uyum ve dijitalleşme eğilimi; sektörün çalışma şeklini doğrudan etkiledi. Bu dönemde hem riskler hem de yeni fırsatlar ortaya çıktı. Yüksel Proje olarak, bu yeni koşullara ayak uydurma gayreti içerisine girdik ve projelerimizde bu yeni koşulların getirdiği değişimleri yakından takip ettik." dedi.

2025’in En Kritik Başlıklarından Biri Sürdürülebilirlik Taleplerinin Belirginleşmesi

2025’in en kritik başlıklarından birinin sürdürülebilirlik taleplerinin belirginleşmesi olduğuna vurgu yapan Cemal Karaoğlu, "Kamu otoriteleri, uluslararası finans kuruluşları, yatırımcılar ve işverenler; karbon azaltım planları, enerji verimliliği, atık yönetimi, biyoçeşitlilik, iklim risklerine dayanıklılık ve projelerin asgari sosyal etkileri gibi konuları artık proje şartnamelerine daha net biçimde dahil ediyorlar.

Biz de Yüksel Proje olarak, “sorumlu mühendislik” yaklaşımımızı güçlendirdik; sürdürülebilirlik vizyon ve çerçevemizi oluşturduk, birçok uygulamayı hayata geçirerek ilk raporlama sürecimizi tamamladık. Bu kapsamda, uluslararası piyasalardaki bilinirliğimizi artırmak maksadı ile sertifikalandırma kuruluşları ile görüşmelerimize başladık. Kamu İhale Kurumunun çeşitli açıklamalarından, Avrupa Birliği Yasalarına uyum çerçevesinde, ülkemizdeki kamu alımlarında sürdürülebilirlik konularının daha çok irdelendiği, sorgulandığı bir Kamu İhale Yasası üzerinde çalışıldığını anlıyoruz. Görünen o ki, sürdürülebilirlik, çevresel etki ve karbon ayak izi azaltımı konuları artık sektörümüzün bütün temsilcilerini yakından ilgilendiren bir konu haline gelmiş olacak." dedi.

Enerji Sektöründe Sadece Yer Alan Değil, Yön Veren Bir Oyuncu Olma Hedefiyle Çalışmalarımızı Sürdürüyoruz

Ülkemizde çok büyük ölçekli altyapı projelerinin pandemi öncesi döneme nazaran azaldığına; ulaştırma, su–çevre ve enerji alanlarında hem yurt içinde hem yurt dışında yatırımların yavaş yavaş hareket kazandığına değinen Cemal Karaoğlu açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Türkiye’de kent içi raylı sistemler ve ulaşım projeleri, yerel yönetimlerin ve Ulaşım Bakanlığı’nın yatırımları olarak yürütülüyor. Uluslararası arenada ise, ulaşım projeleri Orta Asya, Orta Doğu ve Doğu Avrupa’da yoğunlaşıyor. Son yıllarda enerji sektöründeki varlığımızı istikrarlı ve planlı bir şekilde güçlendiriyoruz. Türkiye’de sektörün ana aktörleriyle imzaladığımız çerçeve sözleşmeler, bu alandaki güvenilirliğimizi ve uzun vadeli iş birliklerine dayalı yaklaşımımızı ortaya koyuyor. Uluslararası alanda kilit projelerde görev almaya başladık. Aynı dönemde, uzman insan kaynağımızı ve teknik altyapımızı enerji projelerinin talebine yanıt verecek şekilde geliştirdik. Önümüzdeki dönemde ise bu birikimi daha ileriye taşıyarak, enerji sektöründe sadece yer alan değil, yön veren bir oyuncu olma hedefiyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz."

2025 Yılında Dijitalleşme ve Veri Kullanımının Önemi Daha da Arttı

Cemal Karaoğlu, "2025 yılında dijitalleşme ve veri kullanımının önemi daha da arttı. BIM, coğrafi bilgi sistemleri, veri analitiği çözümlerine yönelik beklentiler güçlendi. Tasarım ve müşavirlikte dijital araçların artık zorunlu hale geldiğini söyleyebiliriz.

Dijitalleşmenin bu noktaya gelmesi, dışardan veri girişini, uzaktan bilgiye erişimi ve dijitalleşmiş bilgi çıkışını da beraberinde getirdi. Yüksek teknolojinin her yönüyle kullanıldığı bu tip ortamlar, bilgi güvenliği ve siber saldırı riskleri için alınan önlemleri kaçınılmaz hale getiriyor. Bu riske karşı alınacak önlemler için teknik müşavirlik firmalarının yatırım yapması zorunluluk arz ediyor." dedi.

2026’da Küresel Ölçekte Daha Yaygın Bir Faaliyet Alanı Hedefliyoruz

Avrupa’daki altyapı fonlarının devam etmesinin, Orta Asya koridor projelerinin hızlanmasının ve Orta Doğu’daki su–altyapı yatırımlarının artmasının; Yüksel Proje ve tüm sektörün yurt dışı portföyüne olumlu yansıyacağına vurgu yapan Cemal Karaoğlu "2026’da küresel ölçekte daha yaygın bir faaliyet alanı hedefliyoruz. İklim uyumu, enerji verimliliği, karbon yönetimi, çevresel etkilerin azaltılması ve biyoçeşitliliğin korunması gibi konular, 2026’da sektörün belirleyici gündemi olmaya devam edecek." dedi.

Cemal Karaoğlu açıklamasına şöyle devam etti: "Bu doğrultuda Yüksel Proje olarak Sürdürülebilirliğin 3 temel ayağı olarak belirlediğimiz, “Çevre ve refah odaklı iş modeli, Adil bir düzen için etik ve uyum, Çalışan ile değer” başlıkları altında çalışmalarımızı sürdürmeyi, sürdürülebilirlik raporlamamızı güçlendirmeyi, çalışanlarımızı etkin olarak bu konuda bilinçlendirmeyi ve süreçlerimize dahil etmeyi hedefliyoruz.
Dijitalleşme çalışmalarımız kapsamında, 2026’da BIM kullanımını daha ileri seviyeye taşımayı, tasarım–saha entegrasyonunda dijital takip sistemlerini yaygınlaştırmayı ve veri temelli karar destek araçlarını projelerimize daha fazla entegre etmeyi planlıyoruz. Sektörde nitelikli mühendis ihtiyacı artarken, Yüksel Proje’nin teknik kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü artırmak için eğitim, yetkinlik geliştirme ve Ar-Ge çalışmalarına yatırım yapmaya devam edeceğiz."

Bizim için Başarı; Sadece Projeleri Tamamlamaktan Değil, Her Projede Çevreyi, Toplumu ve Geleceği Gözeten Bir Değer Üretmekten Geçiyor

Cemal Karaoğlu, "2025, dönüşümü daha net gördüğümüz bir yıl oldu. 2026’da ise bu dönüşümü daha güçlü, daha sürdürülebilir ve daha yenilikçi bir zemine oturtmayı hedefliyoruz. Bizim için başarı; sadece projeleri tamamlamak değil, her projede çevreyi, toplumu ve geleceği gözeten bir değer üretmekten geçiyor.

Ülkemizdeki siyasi ortamın yumuşaması, yerel yönetimlerle merkezi yönetimin birbirini destekler nitelikte yatırım projelerinin önlerinin açılması, tüm iş dünyasının olduğu gibi ülkemiz yatırımlarını tasarlayan teknik müşavirlik firmalarımızın da özlemini duyduğu bir 2026 yılı beklentisidir. Yakın coğrafyamızdaki siyasi çatışmaların, fiili savaşların son bulması ile bu komşu ülkelerin altyapılarının ayağa kaldırılmasında rol oynamak istiyoruz. Ukrayna, Suriye ve Dağlık Karadağ gibi komşu bölgelerde, Türk müşavir mühendislerinin fark yaratacak çözümlerle, gene Türk müteahhitlerinin ve inşaat malzemeleri üreticilerinin önünü açacak, katma değer üretebileceğimize inancımız tamdır.

Devlet politikalarının ülkeler arası ticareti artırmak yönünde veya en azından karşılıklı ticaret hacmini gözeterek geliştirilmesi, ülkeler arası dostane münasebetlerin kolay kolay yıkılmaz temellere oturtulması bizim gibi uzun vadeli ülke yatırımları yapan şirketleri daha da güçlendirecek ve o ülkede gelecek kaygısı duymadan yeni projeler için çalışmamızı sağlayacaktır." dedi.

 

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7409301016686489600

 

 

BENZER HABERLER